<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>PERTEK</title>
	<atom:link href="http://bozkurtpertek.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2009 16:50:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='bozkurtpertek.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/6dd3085848677bc7dbec8a62629b86f1?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>PERTEK</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://bozkurtpertek.wordpress.com/osd.xml" title="PERTEK" />
	<atom:link rel='hub' href='http://bozkurtpertek.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>TÜRK-İSLAM</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/22/turk-islam/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/22/turk-islam/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 16:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[İSLAM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=87&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-85" title="allah21tz8" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/allah21tz8.jpg?w=450&#038;h=442" alt="allah21tz8" width="450" height="442" /></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/87/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/87/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=87&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/22/turk-islam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/allah21tz8.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">allah21tz8</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;ÜN PERTEK ZİYARETİ</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-pertek-ziyareti/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-pertek-ziyareti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 16:42:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERTEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK&#8217;ÜN DOĞU İLLERİNE SON ZİYARETİ Cumhuriyet Türkiye&#8217;sinin 52 ilini bizzat gezen Atatürk, bunun yanı sıra birçok ilçe ve kasabalara da uğramış ve gezdiği yurt köşelerini şereflendirmiştir. Cumhuriyet döneminde Atatürk &#8216;ün birçok küçük-büyük bütün yerleşim yerlerinde kaldığı süre araştırmalara göre 4 yıla yakındır. O&#8217;nun az ya da çok kaldığı , ancak giderek hemşehrilik onurunu verdiği her [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=81&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATATÜRK&#8217;ÜN DOĞU İLLERİNE SON ZİYARETİ</strong></p>
<p>Cumhuriyet Türkiye&#8217;sinin 52 ilini bizzat gezen Atatürk, bunun yanı sıra birçok ilçe ve kasabalara da uğramış ve gezdiği yurt köşelerini şereflendirmiştir.<img class="alignright size-full wp-image-77" title="ata_1" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_1.jpg?w=221&#038;h=158" alt="ata_1" width="221" height="158" /><br />
Cumhuriyet döneminde Atatürk &#8216;ün birçok küçük-büyük bütün yerleşim yerlerinde kaldığı süre araştırmalara göre 4 yıla yakındır. O&#8217;nun az ya da çok kaldığı , ancak giderek hemşehrilik onurunu verdiği her belde gidişiyle kat kat yücelmiş , onurlanmıştır. Atatürk&#8217;ün oraya ayak basması , o belde insanları için yıllardır bir onur payesi , kıvanç nedeni olarak anılarda saklanmaktadır.<br />
<span id="more-81"></span><br />
Atatürk Doğu Anadolu İllerine son gezisini yapmaktadır. 12 Kasım 1937 günü , Başbakan Celal Bayar, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Bayındırlık Bakanı Ali <img class="alignleft size-full wp-image-78" title="ata_2" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_2.jpg?w=221&#038;h=158" alt="ata_2" width="221" height="158" />Çetinkaya, manevi kızı Sabiha Gökçen ve beraberindeki heyetle beraber trenle Sivas, Malatya ve Diyarbakır&#8217;a gelerek bu illeri ziyaret etmiştir. 16 Kasım 1937 günü özel trenle Elazığ&#8217;a gelmiştir.<br />
Elazığlılar Gazi&#8217;yi yolara halılar döşeyerek , parlak bir törenle karşılaşmışlardır. Atatürk Elazığ&#8217;da 4. Genel Müfettiş General Abdullah Alpdoğan , Vali Şefik Bicioğlu, ve Belediye Başkanı Hürrem Müftügil&#8217;den Elazığ ve çevresinin sorunları hakkında bilgi alarak incelemelerde bulunmuştur.</p>
<p><strong>PERTEK ZİYARETİ</strong></p>
<p>Atatürk Elazığ ziyaretini müteakip Murat Suyu üzerinde bulunan Pertek Köprüsünden geçip Singeç Çayı üzerinde Pertek-Hozat arası ulaşımı sağlayacak olan Singeç Köprüsü&#8217;nün kurdelasını keserek ulaşıma açmıştır. Bu açılış Ulu Önder Atatürk&#8217;ün yaşamındaki son bayındırlık eseri açılışı olmuştur. Adı geçen çayın adının daha önce &#8220;soyungeç&#8221; olduğu köprü <img class="alignright size-full wp-image-79" title="ata_3" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_3.jpg?w=221&#038;h=158" alt="ata_3" width="221" height="158" />açılışından sonra ulu önder Atatürk çaya bakarak:<br />
-Daha önce soyunup suya girdikten sonra geçilen ırmak, şimdi buna lüzum görülmeden sinerek geçiliyor . köprüye bundan sora &#8220;Singeç&#8221; diyelim, der.<br />
Köprünün adı bundan sonra &#8220;Singeç Köprüsü&#8221; olur.<br />
Daha sonra Pertek ilçe merkezine gelip şimdiki belediye hizmet binasının yerinde olan halkevinde vatandaşlarla ve yetkililerle görüşmeler yapmıştır. Atatürk gençlerle görüşme yaparken , gençlerin yüzündeki &#8221; şark çıbanı&#8221; adlı sineğin neden olduğu yaraları görünce konunun üzerinde durmuş, hükümet doktorundan bilgi aldıktan sonra şu emri vermiştir:<br />
-Önce hastalığa neden olan sineklerle mücadele edin, sonra da yaraların tedavisini bulun, demiştir.<br />
Ziyareti sırasında ilçemizin doğal güzelliğine hayran kalan Ulu Önder halkevinde ilçe halkı ile bulunduğu bir sohbet sırasında :&#8221; Sen Pertek değil bir teksin !&#8221; diyerek ilçemizi çok beğendiğini ifade etmiştir.</p>
<p>Ulu önder Yüce Atatürk son yurt gezisini n birini de ilçemize yapmış ve tüm Pertekliler&#8217;e sonsuz bir onur kazandırmıştır. Atatürk&#8217;ün ilçemizi şereflendirdiği 17 Kasım günü her yıl ilçemizde bir bayram havası içinde kutlanmaktadır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/81/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=81&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-pertek-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ata_1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ata_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/ata_3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ata_3</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>PERTEK RESİMLERİ</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-resimleri/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-resimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 14:46:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERTEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=67&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img class="size-full wp-image-63 aligncenter" title="pertek-1" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-1.jpg?w=450&#038;h=337" alt="pertek-1" width="450" height="337" /></p>
<p style="text-align:center;"><span id="more-67"></span></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-64" title="pertek-2" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-2.jpg?w=450&#038;h=337" alt="pertek-2" width="450" height="337" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-65" title="pertek-3" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-3.jpg?w=450&#038;h=334" alt="pertek-3" width="450" height="334" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-66" title="pertek-4" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-4.jpg?w=450&#038;h=334" alt="pertek-4" width="450" height="334" /></p>
<div id="attachment_47" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><img class="size-full wp-image-47" title="1_kale" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/1_kale.jpg?w=400&#038;h=303" alt="pertek kalesi" width="400" height="303" /><p class="wp-caption-text">pertek kalesi</p></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/67/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/67/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=67&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-resimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">pertek-1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">pertek-2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">pertek-3</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/pertek-4.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">pertek-4</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/1_kale.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">1_kale</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>PERTEK&#8217;İN COĞRAFİ KONUMU</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-cografi-konumu/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-cografi-konumu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 14:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERTEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Doğusunda Mazgirt ilçesi, güneyinde Elazığ ili, batısında Çemişgezek ve Hozat ilçesi, kuzeyinde ise Tunceli ili bulunan Pertek, 39° 01` 38 ve 38° 46` 11 kuzey enlemler, 39° 01` 24 ve 39° 34` 51 doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlçenin toplam yüzölçümü 947 km² &#8216;dir ve denizden yüksekliği 1050 m&#8217;dir. Munzur Dağları&#8217;nın güney eteklerinde, ortalama 2000 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=57&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğusunda Mazgirt ilçesi, güneyinde Elazığ ili, batısında Çemişgezek ve Hozat ilçesi, kuzeyinde ise Tunceli ili bulunan Pertek, 39° 01` 38 ve 38° 46` 11 kuzey enlemler, 39° 01` 24 ve 39° 34` 51 doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlçenin toplam yüzölçümü 947 km² &#8216;dir ve denizden yüksekliği 1050 m&#8217;dir.</p>
<p>Munzur Dağları&#8217;nın güney eteklerinde, ortalama 2000 m. yükseklikte bulunan dağlık alan, akarsular tarafından parçalanmıştır. Ortalama 1000 m. yüksekte başlayan arazi, ilçenin kuzeyine doğru 2000 m. yüksekliğe ulaşmaktadır. Yükseltinin kuzeye doğru gidildikçe artmasından dolayı, akarsular ilçenin güneyini kuşatan Keban Baraj Gölü&#8217;ne dökülür. Akarsular genel olarak kuzey-güney yönlü bir akış göstermektedir.<span id="more-57"></span></p>
<p>İlçe merkezi, Sakaltutan Dağları&#8217;nın güney kesiminde bulunan Süpürgeç Dağı&#8217;nın güney eteklerinde yer alır. Ortalama yükseltisi 1025 metre olan ilçe merkezi, akarsuların getirdiği verimli alüvyonların oluşturduğu birikinti yelpazelerinin üzerinde yer almaktadır.</p>
<p>İlçede Keban Baraj Gölü dışında göl bulunmamaktadır. Arazi yapısı nedeniyle kuzeyden güneye akan akarsular ise; Hozat Çayı (Singeç) ve Harçik Çayı&#8217;dır. Harçik Çayı, Murat Nehri&#8217;ne dökülmekte ve Keban Baraj Gölü&#8217;nün ayağını oluşturmaktadır. Hozat Çayı, Keban Baraj Gölü&#8217;ne direkt olarak dökülmektedir.</p>
<p>Pertek ilçesinde meteorolojik rasatlar yapılmadığı için ortalama sıcaklık ve yağış değerlerinden kesin olarak söz edilemez. Ancak yıllarca bu yörede yaşayan halk ile yapılan söyleşilerde; Keban Baraj Gölü oluşmadan önce özellikle kış sıcaklıklarının çok düştüğü ve karlı günler sayısının daha fazla olduğu söylenmektedir. Keban Baraj Gölü&#8217;nün oluşmasından sonra yörede nem oranının yükselmesiyle karlı gün sayısı azalmıştır. Kar yağışları azalarak kışlar daha ılık ve yağışlı geçmeye başlamıştır. Keban Baraj Gölü havzasında Akdeniz ikliminin özellikleri görülmeye başlamıştır. İlçenin yüksek kesimlerinde ise kar yağışları ve karlı gün sayısı artmıştır.</p>
<p>İlçe sınırları içerisinde ardıç ağaçlarına rastlanmaktadır. Yörede meşe ormanları hakim durumdadır. Yörede özellikle yüksek kesimlerde çok şiddetli kışların geçmesi sebebiyle zamanla meşelik alanlar tahrip edilmiştir. Badem ağaçlarının meyvelerinden yararlanıldığı için günümüzde tahrip edilmeden korunmuştur. Yörede özellikle, tilki, tavşan, keklik, yaban domuzu, dağ keçisi, geyik ve kurt gibi yabani hayvanlara rastlanmaktadır.</p>
<p>İlçe merkezinde evler genellikle tek katlı, çatılı ve çatıları saç ve kiremitlerle örtülüdür. Müstakil evler genellikle bahçelidir. Evlerin yapılmasında çoğunlukla kerpiç ve ağaç malzemeler kullanılmıştır.</p>
<p>İlçe merkezi il merkezine 52 km. uzaklıktadır. Elazığ iline 27 km. uzaklıkta olan Pertek&#8217;in baraj gölünden 3 km.lik yol bağlantısı feribotla sağlanmaktadır. İlçede demiryolu yoktur.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/57/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/57/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=57&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-cografi-konumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>PERTEK&#8217;İN TARİHİ</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-tarihi/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-tarihi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 14:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERTEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin çeşitli dönemlerinde Abbasîler, Selçuklular, Karakoyunlular gibi devletlerin bir ticaret merkezi haline gelen Pertek, bu özelliğini Osmanlılar döneminde de sürdürmüştür. Pertek adının Selçuklular döneminde Oğuz boyları tarafından kaleye dikilen siyah renkli tunçtan yapılmış bir kuş heykelinden alındığı anlaşılmaktadır. Bolluk ve bereket sembolü olarak kaleye dikilen bu kuş &#8220;PERTEK&#8221; &#8220;PİRTEK&#8221; adları ile bilindiğinden yerleşim birimi, rengine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=55&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin çeşitli dönemlerinde Abbasîler, Selçuklular, Karakoyunlular gibi devletlerin bir ticaret merkezi haline gelen Pertek, bu özelliğini Osmanlılar döneminde de sürdürmüştür. Pertek adının Selçuklular döneminde Oğuz boyları tarafından kaleye dikilen siyah renkli tunçtan yapılmış bir kuş heykelinden alındığı anlaşılmaktadır. Bolluk ve bereket sembolü olarak kaleye dikilen bu kuş &#8220;PERTEK&#8221; &#8220;PİRTEK&#8221; adları ile bilindiğinden yerleşim birimi, rengine izafeten &#8220;KARAKUŞ&#8221; adıyla da anılmıştır.</p>
<p>Selçuklular zamanında yapılan kale, han, hamam, camiler, medreseler ve aş evlerinden oluşan bir külliyeye sahip olan Pertek aynı zamanda bir eğitim merkezi olarak tarihteki yerini almıştır. Mengüç Bey ve sülalesi tarafından yönetilen Pertek&#8217;te bu döneme ait çeşitli yapılar mevcuttur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi külliyeden geriye kalan yapılardan cami Pertek İlçe Merkezine taşınmış, ancak dönemin tarih kalıntılarından en ilginci olan; &#8220;CİNCİKLİ ODA&#8221; adıyla bilenen yapı Keban Baraj Gölü suları altında kalmıştır.<br />
<span id="more-55"></span><br />
19. yüzyıl sonlarında Mamuretü&#8217;l Aziz Vilayeti Dersim (bugünkü Tunceli) Sancağının Çarsancak (bugünkü Akpazar) kazasına bağlı bir nahiye olarak yönetiliyordu.<br />
Hicri 1290, Milâdi 1885 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş olup bu dönemden kısa bir süre sonra Sivastopol kuşatmasına katılan Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa gelerek şimdiki Camii Kebir Mahallesinde (Şorgu) büyük bir konak yaptırmıştır. Osmanlılar döneminde Pertek aynı zamanda canlı bir sanat merkezi haline gelmiştir.</p>
<p>1872 Elazığ vilayet tutanaklarına göre Pertek merkez ve köylerinde 25000 kişinin yaşadığı tespit edilmiştir. Osmanlıların son zamanlarında Tunceli yöresinde çıkan isyanlar sırasında zaman zaman Pertek abluka altına alınmış. 1916&#8242;da Tunceli vilayeti teşekkül edilince Tunceli&#8217;nin ilçesi durumuna gelen Pertek, 1937 yılında diğer ilçelerle birlikte Elazığ&#8217;dan yönetilmeye başlanmıştır. 1947&#8242;de Tunceli&#8217;nin tekrar il olarak teşekkülü ile birlikte Pertek de diğer ilçelerle birlikte Tunceli ilinin bir ilçesi durumuna gelmiştir.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/55/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/55/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=55&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertekin-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Pertek &#8211; Tarihi YERLER</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-tarihi-yerler/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-tarihi-yerler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 14:12:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[PERTEK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[PERTEK KALESİ Pertek ilçesi yakınındadır. Keban Baraj Gölü yapılmadan önce Murat Nehri&#8217;nin kıyısında sivri bir kayanın ucunda bulunan kalenin bugün etrafı sularla çevrili bir ada görünümündedir. Kalenin içinde bir sarnıç mevcuttur. Çevresinde çinili odalarda 1071 yılından sonra yöreye hakim olan Mengüçoğulları tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Kale Osmanlı döneminde Halit Bin Velit tarafından onarılmış, daha önce kalede [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=52&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_47" class="wp-caption alignnone" style="width: 410px"><img class="size-full wp-image-47" title="1_kale" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/1_kale.jpg?w=400&#038;h=303" alt="pertek kalesi" width="400" height="303" /><p class="wp-caption-text">pertek kalesi</p></div>
<p><strong>PERTEK KALESİ</strong></p>
<p>Pertek ilçesi yakınındadır. Keban Baraj Gölü yapılmadan önce Murat Nehri&#8217;nin kıyısında sivri bir kayanın ucunda bulunan kalenin bugün etrafı sularla çevrili bir ada görünümündedir. Kalenin içinde bir sarnıç mevcuttur. Çevresinde çinili odalarda 1071 yılından sonra yöreye hakim olan Mengüçoğulları tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Kale Osmanlı döneminde Halit Bin Velit tarafından onarılmış, daha önce kalede bulunan karakuş heykeli kaldırılarak Arapça yazılmış bir Kitabe konulmuştur.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-48" title="sungurbey" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sungurbey.jpg?w=220&#038;h=188" alt="sungurbey" width="220" height="188" /><strong></strong></p>
<p><strong>SUNGURBEY CAMİİ</strong></p>
<p>Pertek İlçesindedir. Aşağı caminin yanında olan camii 1572 yılında yapılmıştır. Özenli bir taş işçiliği gözlenir. Pencelerler sivri kemerlerle çevrilidir. Tek kubbeli ana giriş yeri ve üç kubbeli ana cemaat yeri mevcuttur.Son cemaat yeri ve minaresi iki renkli taştan yapılmıştır.</p>
<p><strong>ÇELEBİ AĞA CAMİİ</strong></p>
<p>15. yüzyıla ait olup, Perteğin ve çevrenin en dikkate değer <img class="alignright size-full wp-image-49" title="celebii" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/celebii.jpg?w=220&#038;h=165" alt="celebii" width="220" height="165" />şaheserlerindendir. Caminin hamam, türbe, hazine dairesi ve bir medresesi vardır. Çelebi Ağa adında bir zat tarafından yaptırıldığı üzerindeki kitabeden anlaşılmıştır. Bu cami oluşan baraj nedeniyle ilçe merkezinde Sağlık Ocağı karşısına taşınmıştır</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-50" title="sagman-kalesi" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sagman-kalesi.jpg?w=165&#038;h=123" alt="sagman-kalesi" width="165" height="123" /></p>
<p><strong>SAĞMAN KALESİ </strong></p>
<p>Pertek İlçesinin Sağman Köyü&#8217;nde Sarp bir tepenin üzerinde yapılmıştır.Kule ve Sur kalıntıları bulunmaktadır. Kalenin kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir.</p>
<p><strong>SAĞMAN CAMİİ</strong></p>
<p>Pertek İlçesine bağlı Sağman Köyü&#8217;nde bulunan camii Pir Hüseyin Bey&#8217;in<img class="alignright size-thumbnail wp-image-51" title="sagman-camii" src="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sagman-camii.jpg?w=150&#038;h=112" alt="sagman-camii" width="150" height="112" /> torunu Salih Bey tarafından 1555 yılında yapılmıştır. Minareye caminin dışından çıkılır. Cami renkli taşlardan yapılmıştır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/52/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/52/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=52&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/pertek-tarihi-yerler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/1_kale.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">1_kale</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sungurbey.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sungurbey</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/celebii.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">celebii</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sagman-kalesi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sagman-kalesi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://bozkurtpertek.files.wordpress.com/2009/04/sagman-camii.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">sagman-camii</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Alparslan Türkeş&#8217;in Milliyetçilik Anlayışı</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkesin-milliyetcilik-anlayisi/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkesin-milliyetcilik-anlayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 13:52:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[1- Türk Adı ve Kavramı Türk milleti tarihin en eski milletlerinden birisidir. Bu milletin adı olan &#8220;Türk&#8221; sözü ise eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır. O dönemlerde atalarımızın &#8220;yazılı belge&#8221; bırakma geleneği bulunmadığı için. Türkler hakkındaki ilk bilgiler Çın kaynaklarında yer almaktadır. Bu konudaki eski belgeler, Çin hükümdar yıllıklarında bulunmaktadır. Buna göre, belgelere dayanan tarihi kaynaklar [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=45&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- Türk Adı ve Kavramı</p>
<p>Türk milleti tarihin en eski milletlerinden birisidir. Bu milletin adı olan &#8220;Türk&#8221; sözü ise eski çağlardan bu yana kullanılmaktadır. O dönemlerde atalarımızın &#8220;yazılı belge&#8221; bırakma geleneği bulunmadığı için. Türkler hakkındaki ilk bilgiler Çın kaynaklarında yer almaktadır. Bu konudaki eski belgeler, Çin hükümdar yıllıklarında bulunmaktadır. Buna göre, belgelere dayanan tarihi kaynaklar ilk Türk devletinin Büyük Hun İmparatorluğu olduğunu göstermektedir. Bu da M.Ö. 209 tarihidir. Büyük Hun Devleti gibi dönemin eşsiz teşkilatlarından birisini hazırlayan bir kültürün, bir medeniyetin olması tabiidir. Bunun yanı sıra, daha önceki çağlarda varlığı bilinen Sakalar veya İskitler&#8217;in, Türklerin kurduğu ilk devletlerden biri olduğu yolunda bazı ılım adamlarının görüşleri de mevcuttur. Ancak bunlar hakkında belgelere dayalı bilgi bulunmamaktadır.<br />
<span id="more-45"></span><br />
Türklerin anayurdu olarak Türkistan&#8217;ın kuzey bölgelerindeki Altay Dağları ile Orhun Irmağı&#8217;nın mecrası ve kıyıları gösterilmektedir. Fakat daha sonra Hazar Gölü ile Çin seddi&#8217;nin batısında bulunan çöle kadar yayılan Türkler, bugün tarihçilerin Ortaasya veya Türkistan dedikleri bölgeleri vatan yapmışlardır.</p>
<p>Bilinen tarihi seyir sonucunda Türkler bu vatana, Balkanlar, Anadolu, Karadeniz&#8217;in kuzeyi. Ortadoğu&#8217;nun bir bölümü, Kafkasya ve Sibirya&#8217;nın güney bölgelerini de katmışlardır. Türk adı ve kavramı; tertemiz bir saflığın, doğruluğun, iyiliğin, yüksek ahlakın, bilgi ve aklın, bilime ve bilim adamına saygının, gücün, kuvvetin, disiplinin ve bütün bunların tabii bir sonucu olan teşkilatçılığın tarifi olmuştur.</p>
<p>2- Millet ve Milliyetçilik:</p>
<p>Ernest Renan&#8217;ın 1890&#8242;larda yaptığı tarife göre, millet; &#8220;ortak geçmişi olan ve birlikte yaşama arzusu gösteren insan topluluğudur.&#8221; Renan&#8217;ın bu tarifi, dünyadaki bilim adamlarınca en kısa ve özlü tanım olarak kabul görmüştür.<br />
Milliyetçilik ise. kısa, basit ve öz olarak, &#8220;ferdin mensubiyet duyduğu kendi milletine ve onun değerler manzumesine, aşkla, imanla bağlanması ve bu değerleri yüceltmek için çaba göstermesi&#8221; şeklinde özetlenebilir. Burada milliyetçiliğin özelliklerini de kısaca belirtmekte fayda umuyoruz.</p>
<p>a- Milliyetçilik, akılcıdır. Mantığa, adalete ve sosyal dayanışmaya özel bir önem veren fikir sistemidir.</p>
<p>b- İdealizmi ve insanlığın mutluluğunu esas alan bir iyimserliğe sahiptir.</p>
<p>c- Sosyolojik ve psikolojik esaslara dayanır. Dolayısıyla insanlarda kan aranmaz, ruh ve imana önem verilir.</p>
<p>d-Halkın hür iradesinin hakim olmasını arzu eder. Kendi milletinin yanı sıra, diğer milletlerin de hür olarak yaşamasını benimser. Köleliği reddeder, sömürü ve emperyalizme şiddetle karşıdır ve en önemli özelliklerinden birisi de demokrat oluşudur.</p>
<p>e- Bütün milletlerin yaratılış ve istidatlar yönünden eşit olduğuna inanır. Üstün millet-aşağı millet faraziyelerini kesinlikle reddeder.</p>
<p>f- Milliyetçilik, şuura, bilgiye, ilme dayanır. Başta kendi milleti tarafından vücuda getirilen medeniyet olmak üzere bütün medeniyetlere saygı duyar.</p>
<p>g- Milliyetçilik, sahip bulunduğu bu özelliklerin ancak demokratik düzende gelişip serpileceğine inanır.</p>
<p>3- Milli Hakimiyet</p>
<p>20. yüzyıl başlarında Türk Amme Hukuku&#8217;na giren önemli yeniliklerden birisi de milli hakimiyet kavramıdır. Bu kavram, millet tarafından devlete verilen iktidar gücü olarak da tanımlanabilir. Hakimiyetin kişi, hanedan veya bir zümre yerine, bütün millete ait olmasıdır. Millet ise kendini oluşturan kişilerin üstünde, onlardan ayrı ve bağımsız bir varlıktır. Dolayısıyla siyasi iktidarı elinde bulunduranlar, söz konusu iktidarın sahibi değildirler. Bu güçlerini hakimiyetin asıl sahibi olan millet adına kullanırlar. Bu kavram Milli Mücadele liderleri tarafından 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Haklan Beyannamesi&#8217;nden alınarak Türk devlet hayatına kazandırılmıştır.</p>
<p>Milletin hakimiyeti kullanabilmesi için bir &#8220;meclis&#8221;e ihtiyaç bulunuyordu. Bu da Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;dir. Mustafa Kemal milli hakimiyet kavramını devlet hayatına geçirirken, Türk milletine istinad ediyordu. Bu anlayıştan hareketle Atatürk ilkeleri denilen sisteme milliyetçilik kavramını almıştır. Mustafa Kemal, milliyetçilik mefkuresini siyasi anlamdan da ayırmıştır.</p>
<p>Son dönemlerde yetişen bilim adamları milliyetçiliği &#8220;modern bilime ve marksizme göre milliyetçilik&#8221; olarak iki ayrı grupta değerlendirmişlerdir. Modern bilime göre milliyetçiliği sosyolojik, kültürel, ideolojik ve doktriner milliyetçilik şubelerine ayırmak mümkündür.</p>
<p>4- Milliyetçiliğin Tasnifi</p>
<p>a- Sosyolojik Milliyetçilik:</p>
<p>Duyguya, hisse, aşka dayanır. Bir millete mensup fertlerin kendi milletine karşı beslediği bağlılık duygusu ve şuurudur. Sosyologlar, fertlerin mensup oldukları topluluğa bağlılık duygusuna &#8220;zümre şuuru, zümre hissi, zümre hissiyati&#8221; gibi adlar vermektedirler. Bu şekilde birbirine bağlı fert ve ailelerin, toplulukların duydukları mensubiyet şuuru sonucunda kavimler ve milletler meydana gelmiştir, medeniyetin gelişmesinin ;emelini de bu duygu ve düşünceler meydana getirmiştir.</p>
<p>Atatürk bu konuda şunları söylüyor;<br />
&#8220;Biz doğrudan doğruya miliyetperveriz. Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetin dayanağı Türk kültüm ile ne kadar dolu olursa, o topluluğu dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.&#8221;<br />
&#8220;Milletimiz sahip olduğu vasıfları ve liyakatim, hükümetinin yeni ismiyle, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla göstermeyi başaracaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda tuttuğu mevkie layık olduğunu, eserleriyle isbat edecektir.&#8221;</p>
<p>b- Kültür Milliyetçiliği</p>
<p>Bir milletin siyasi, askeri ve medeniyet tarihini, yani hukukundan devlet anlayışına, sanatından ekonomisine kadar bütün alanların, ilmi ölçülere göre incelenmesi ve bu gerçeklerin milletin fertleri tarafından özümsenerek zihinlere nakşedilmesidir.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in bu konudaki sözleri de bize ışık tutmaktadır;<br />
&#8220;Milliyet davası, şuursuz ve ölçüsüz bir dava tarzında düşünülmemelidir. Milliyet davası, siyasi bir mücadele konusu olmadan önce şuurlu bir mefkure meselesidir.&#8221;</p>
<p>Kültür milliyetçiliğinin ön şartı, sosyolojik milliyetçiliktir.Çünkü ruhen ve aşk ile milletini sevmeyen bir insanın, ilmi gerçekleri şuurlu bir şekilde kabul etmesi, benimsemesi düşünelemez. Milliyetçiliğe göre, maddi ve manevi gelişme için milletlerarası kültür alış veriş son derece tabiidir. İnsanların, serbest düşüncenin tabii bir sonucu olan modern bilim ile yeni hakikatlere ulaşacaklarını kabul eder.</p>
<p>c- İdeolojik Milliyetçilik:</p>
<p>Siyasi ve sosyal bir doktrini olan bir hükümetin, parti, dernek veya sendikanın hareketlerin; yön veren düşünce ve görüşler sistemidir. Buna : siyaset veya politika da denilebilir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün şu sözleri ideolojik milliyetçiliği çok güzel ifade ediyor; &#8220;Bizim milletimiz derin bir geçmişe maliktir. Bu düşünce, bizi elbette altı-yedi yüz yıllık Osmanlı Türklüğünden, Selçuklu Türklerine ve ondan evvelki dönemlerin her birine eşit olan büyük Türk devletlerine kavuşturur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.</p>
<p>d- Doktriner Milliyetçilik:</p>
<p>Milletlerin, meşru bir yönetim şekli ve belli bir program dahilinde kendi kendilerim yönetme esasına dayanır.</p>
<p>Buna göre, hükümranlık hakkı millete aittir. Hiçbir fert ve grubun millete dayanmayan bir otoriteye sahip bulunamayacağı ve milletlerin kendi kaderini tayın etme hakkına sahip olacağı ilkesidir. Milliyetçilik, sağcı ve solculuğun tamamen dışındadır ve bunlarla hiçbir ilgisi yoktur.</p>
<p>Atatürk şöyle der; &#8220;Hakimiyet milletin tamamına aittir. Demokrasi prensibi, milli hakimiyet prensibine dönüşmüştür.&#8221; &#8220;Mecliste yoğunlaşan milli iradenin fiilen vatanın mukadderatını ele almış olduğunu kabul etmek temci prensiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin üstünde bir kuvvet yoktur .&#8221;</p>
<p>&#8220;Milli iradeye dayanarak Türkiye&#8217;nin mukadderatını elinde tutan meşru w müstakil tek hakim kuvvet Büyük Millet Meclisi&#8217;dir.&#8221;</p>
<p>5- Milliyetçiliğe Düşman Unsurlar:</p>
<p>Milliyetçiliğe düşman olan fikirlerin başında marksizm gelir. &#8216;Marksizm, modern bilimin ortaya koyduğu şekilde yani, &#8220;ortak geçmişi olan ve birlikte yaşama arzusu gösteren insan topluluğu&#8221; şeklinde tanımı ve millet kavramını reddeder. Dünya tarihini &#8220;sömüren ve sömürülen&#8221; sınıfların mücadelesi olarak ele alır. Dolayısıyla milliyetçilik duygu ve kavramını reddeder.</p>
<p>Bunun yanı sıra marksizmin, milliyetçiliği; ırkçılık, şovenizm (kendi milletinin kusurlarını ve başka milletlerin olumlu taraflarını görmeme), irredantizm (Rus, Sırp ve Yahudilerin günümüzde uyguladığı saldırgan milliyetçilik), sağcılık, aşırı sağcılık, Turancılık (dünyadaki Türklerin ortak bir medeniyete mensup olduklarına inanma ve bunlara sempati gösterme) gibi modern bilimin kesin hatlarla birbirinden ayırdığı kavramları kaşıdı olarak tahrif eder ve bunların tamamım milliyetçilik içinde mütalaa eder.</p>
<p>Marksizmin kurucuları Marks ve Engels, Komünist Beyannamesinde millet ve milliyet kavramlarını birer burjuva uydurması olarak gördüklerini ve işçilerin vatansız olduğunu, dünyanın işçiler ve burjuvalar olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını öne sürüyorlardı. Marks. 4 Kasım 1864 tarihinde Engels&#8217;e yazdığı bir mektupta, Enernasyonal Toplantısında yapacağı konuşmada, &#8220;milliyetler&#8221; tabiri yerine &#8220;memleketler&#8221; kelimesini kullanmayı tercih ettiğini belirtiyordu.</p>
<p>Lenin ise, &#8220;burjuva milliyetçiliği&#8221; adım verdiği milliyetçiliğin, bir milletin işçileri, proleterleri ile burjuvalarını bir araya getirişinden ve çeşitli milletlerin proleterlerini birbirinden ayırışından yakınır. Lenin, &#8220;liberal burjuva milliyetçiliği&#8221;nin sınıf mücadelesine karşı silahının &#8220;milli kültür&#8221; olduğunu ve bunu bir burjuva hilesi olarak kabul ettiğini belirtir. Lenin&#8217;e göre milli ve manevi değerlerin kaybedildiği bir kültür meydana getirilmesi esastır. Bu da ancak proleter kültür olmalıdır.</p>
<p>Diğer taraftan marksist liderler uygulamada, mensup oldukları milletin refah ve mutluluğu için, marksizmi bir araç, bir paravan veya örtü olarak kullanmışlardır. Uygulamada ise Lenin, Rus milletinin, Mao, Çîn milletinin mutluluğunu her şeyin üstünde tutmuşlardır.</p>
<p>Atatürk, komünizm konusunda o önemde milleti bakınız nasıl uyarıyor!</p>
<p>&#8220;Biz ne Bolşevik, ne de komünistiz. Ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetçi ve dinimize hürmetkarız.&#8221;<br />
&#8220;Memleketimizin hali, sosyal sanılan, din ile milli ananelerinin kuvveti, Rusya&#8217;daki komünizmin bize uygulanmasına imkan olmadığı kanaati doğurmuştur.!&#8217;</p>
<p>6- Yüzyılımızın Yükselen Değeri Milliyetçilik ve Türkiye:</p>
<p>a- Milli Hakimiyet:</p>
<p>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan yenik çıkmış ve başkenti ile topraklarının tamamına yakını galip devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştı, imzalanan Sevr Anlaşmasıyla Türkler&#8217;e Orta Anadolu&#8217;da küçük bir toprak parçası layık görülmüştü. İşte bu şartlar altında ordu mensuplarının liderliğinde ve sivil kadroların da iştirakiyle Anadolu&#8217;da Milli Mücadele başlatıldı. Asker ve sivil kadroların birleştiği ana nokta. Türk vatanının düşman işgalinden bir an önce kurtarılması gerçeğiydi. Türk vatanı ise, temelleri Erzurum Kongresi&#8217;nde atılan ve Osmanlı Meclis-i Mebusanı&#8217;nda ilan edilen &#8220;Misak-ı Milli&#8221; idi. Misak-ı Milli sınırlan içerisinde yaşayan Türk milletinin kayıtsız ve şartsız milli hakimiyetini sağlama düşüncesi, milliyetçi liderlerin başlıca gayesi durumuna gelmişti. Bu hareketin çekirdek kadrosunun başına Mustafa Kemal getirildi ve kendilerine de &#8220;Kuvay-ı Milliyeciler&#8221; denildi. Mustafa Kemal Paşa, arkadaşlarının görüş ve düşüncelerini her fırsatta açıklıyordu. Biz de Mustafa Kemal&#8217;in görüşlerini esas alarak konunun tespitine çalışacağız.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;e göre Milli Mücadele&#8217;nin asıl gayesi işgal altında vatan topraklarını düşmanlardan kurtarmak ve bu topraklarda milletin hakimiyetini sağlamaktı. Sürdürülen çetin mücadeleler sonucunda kurulan devlet teşkilatına ve onun düzenine ait bir Anayasa vazedildi. Çünkü, &#8220;Türk&#8221;ün haysiyet, izzet-i nefs ve kabiliyeti çok yüksek ve çok büyüktü. Böyle bir milletin esir yaşamaktansa ölmeyi tercih edeceği, dolayısıyla temel parolası da ya istiklal ya ölüm olmuştu. Mustafa Kemal, Mülkiye Mektebi öğrencilerine hitaben yaptığı bir konuşmada, Türk milletinin hedefini şu şekilde açılıyordu. &#8220;Her Türk ferdinin son nefesi, Türk milletinin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk! Senin için yükseklik hududu yoktur. İşte parola budur.&#8221;</p>
<p>Milli Mücadele liderleri Osmanlı Devleti&#8217;nin yıkılmaya yüz tuttuğu bir dönemde ortaya çıkarak, Türk milletine düşman unsurların devleti ortadan kaldırma ve bu devletin asli unsuru olan Türkleri imha etmekten başka bir düşünceleri olmadığını her yerde anlattılar. Bu gerçek karşısında Türk milleti yeni bir iman ve azimle devleti kurmaya muvaffak olmuştur, kurulan bu devletin dayandığı asıl temel de &#8220;istiklal-i tam&#8221; ve &#8220;bilakayd-ü şart hakimiyeti milliye&#8221;den ibarettir. Türk milleti son derece zor şartlarda elde ettiği bu hakimiyetin bir zerresini dahi feda etmemekte kararlıdır.</p>
<p>b-Millet Anlayışı:</p>
<p>Milli Mücadele liderlerine göre, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuranların tamamına &#8220;Türk milleti&#8221; deniyordu. Mustafa Kemal milleti hakkında düşüncelerini şu şekilde özetliyordu: &#8220;Türk milletinin cedd-i ilası Türk namındaki insan, Nuh Aleyhisselam&#8217;m oğlu Yafes&#8217;in oğlu olan zattır. Türkler 15 asır evvel Asya&#8217;nın göbeğinde muazzam devletler teşkil etmiş ve insanlığın her türlü kabiliyetine tecelligah olmuş birer unsurdur. Sefirlerini Çin&#8217;e gönderen ve Bizans&#8217;ın sefirlerini kabul eden bir Türk devleti, ecdadımız olan Türk milletinin teşkil eylediği bir devlet idi.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;in burada sözünü ettiği &#8220;Türk&#8221; hakkındaki bilgiler, destanlara dayanıyor. Bu yönde tarihi bir belge mevcut değildir. Ancak, Hunlar Çin elçilerini, Göktürkler de Bizans elçilerini kabul etmişlerdir, bu tür bilgiler tarihi kaynaklarda mevcuttur.</p>
<p>Mustafa Kemal ve arkadaşları Milli Mücadeleyi başlattıklarında maddi güçten yoksun bulunuyorlardı. Ancak son derece büyük bir zenginlikleri vardı. Bu da &#8220;Büyük Türk milletinin asaletinden doğan yüksek ve manevi bir kuvvetti ve bu kuvvete, yani Türk milletine güvenerek&#8221; işe başlamışlardı. Bu kuvvetse, milli sınırlar içerisinde kurulacak yönetimin Erzurum Kongresi&#8217;nde temelleri atılan hakimiyet-i milliye esaslarının uygulanmasını ve bu yönde teşkilatlanmasını istiyordu. Türk milliyetçileri sor ve çetin mücadeleler sırasında ortaya çıkan milli mevcudiyetin temelini, milli şuur ve milli birlikte görüyorlardı.</p>
<p>Uyanan bu milli birlik ve milli şuurun bir itici güce ihtiyacı vardı. İşte bu güç Türk birliğinin kudret ve kabiliyeti ile Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesi olarak Türk ordusunu ortaya çıkarmıştı. Mustafa Kemal&#8217;in söyleşiyle, Türk ordusu &#8220;Türk topraklarını ve Türk idealini tahakkuk ettirmek için sarf etmekte olunan sistemli çalışmalım yenilmesi imkansız teminatı&#8221; olarak görülüyordu.</p>
<p>c- Cumhuriyetin Hedefi: Demokrasi</p>
<p>Milli Mücadele liderleri, içinde bulundukları ağır şartların tahlilini iyi yapmışlardı. Bu yüzden şartların gereğini yerine getirmek için yoğun bir tempoda göre yapıyorlardı. Mustafa Kemal&#8217;e göre &#8220;yeni Türkiye&#8217;nin eski Türkiye&#8221; ile bir alakası yoktu. Ancak milletin değişmediği ve yeni devlerin, eski devleti meydana getiren ana unsur olan Türk milleti tarafından kurulduğunun da şuurundaydı. Yeni kurulan devletin yönetim şekli bu dönende çeşitli tartışmalara yol açmıştı. Mustafa Kemal Paşa, bir Fransız dergisine erdiği demeçte yeni devletin rejimini şu şekilde özetliyordu:</p>
<p>&#8220;Şurası unutulmamalıdır ki, bu tarz-ı idare, bir Bolşevik sistemi değildir. Çünkü biz ne Bolşevikiz, ne de komünist, ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü biz milliyetperveriz ve dinimize hürmetkarız. Hülasa bizim şekl-i hükümetimiz tam bir demokrat hükümettir.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal, yeni rejimin ana ruhunu bu şekilde özetliyordu. Nitekim Türkiye&#8217;de yaşayan insanlar ırken ve dinen, kültür yönünden bir ve beraberlerdi. Bu itibarla birbirlerine karşı son derece saygılı, gelecekteki ortak çıkarların bir arıda ve birlikte olduğunun farkındaydılar.</p>
<p>Mustafa Kemal, yukarıda da izah edilmeye çalışıldığı gibi, &#8220;Türk milleti&#8221; fikrinde ısrarla durmuştur. İthal malı gibi gözüken görüşlere de &#8220;Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene&#8221; vecizesi ile anlamlı cevap vermiş ve Türk damgasını vurmuştur. Dil, tarih, medeniyet, sanat, ekonomi ve siyaset gibi alanlarda her türden değerin millileşmesi için çaba harcamıştır.</p>
<p>Alparslan Türkeş, bu değerler manzumesi ortamında yetişmiş, dünya görüşüne, hareket tarzına, duygu ve düşüncelerine işte bu milli değerler yön vermiştir.</p>
<p>7- Türkeş&#8217;in Milliyetçilik Anlayışı:</p>
<p>Türkeş, Türk milletinin yeni bir yolun yolcusu ve yeni bir kaderin sahibi olması gerektiğini düşünüyordu. Bu yeni yol, Türkiye&#8217;yi bilimde, ahlakta, teknikte ve sanayide yeryüzünün en ileri ülkesi yapmak isteyenlerin yolu olacaktı.</p>
<p>Türkeş, tıpkı Orhun Kitabelerindeki gibi, geceyi gündüze katıp emek harcayarak, ter dökerek kendi düşünce eserlerini meydana getirecek ve Türk milletini kökünden koparmadan, bilimde, sanatta kanatlandırıp çağlar üzerinden uçuracak gerçek aydınlara ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyordu.</p>
<p>Türkeş, bunun için sadist Slav marksizmine veya soğuk Anglo-Sakson kapitalizmine sarılmaya gerek olmadığını, üçüncü bir yola ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ülkede sosyal adaleti ve Türk milletinin toplum olarak büyük bir hızla kalkınmasını sağlayacak yüzde yüz yerli ve milli bir doktrin olması gerektiğini vurguladı. Bu doktrinin ruhunu &#8220;Her şey Türk milleti için, Türk&#8217;e doğru ve Türk&#8217;e göre&#8221; prensipleri teşkil etti. İşte Türkeş&#8217;in o ünlü &#8220;9 Işık Doktrini&#8221; bu düşüncelerin ürünüdür.</p>
<p>Türkeş Türkiye&#8217;de yaşayan ve Türklüğü benimseyen, aynı kültürle yoğrulmuş, aynı dine mensup insan topluluğunun Türk milletini teşkil ettiğine inanır. Bu sınırlar dışında yaşayanlarla birlikte çok büyük ve geniş bir aile olan Türkler&#8217;in, temel varlığı ve meselelerin çözüm yeri ve sahibi olarak Türkiye&#8217;yi gördüklerine inanır. Bu bakımdan Türkiye&#8217;nin birinci planda ele alınması, korunması ve yüceltilmesinin başlıca konuyu teşkil ettiği görüşündedir.</p>
<p>Alparslan Türkeş&#8217;e göre Türk milliyetçiliğinin temel görüşünü şu şekilde özetlemek mümkündür.</p>
<p>&#8220;Türk milletinden olmak, Türk milletini sevmek ve Türk devletine sadakatle hizmet aşkı taşımak, vatan bağlılık duygusu içinde bulunmak ve Türk milletinin yükselmesi için elinden gelen her fedakarlığı yapmak ve çalışmak duygusu ve şuurudur. Bu duygu ve şuuru taşıyan herkes Türk&#8217;tür. Kalbinde yabancı başka bir milletin özlemini, özentisini taşımayan, kendisini Türk hisseden, Türklüğü benimseyen ve Türk milletine, Türk devletine hizmet aşkı taşıyan herkes Türk&#8217;tür.&#8221;</p>
<p>Türkeş&#8217;in milliyetçilik anlayışının temelinde, Türk milletine karşı beslenen derin sevgi yatmaktadır. Türkeş;</p>
<p>&#8220;&#8230; Bizim milliyetçiliğimiz, Türk milletine karşı duyulan derin ve köklü bir sevgi ve Türk milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan bir an önce en modern, en ilmi metotlarla çıkarılarak en kısa yoldan modern uygarlığın en ön safına geçirilmesini sağlama duygusundan kuvvet alır&#8221; der.</p>
<p>Türkeş&#8217;in ortaya koyduğu Türk milliyetçiliği anlayışında, başka milletlere karşı kin ve nefrete, gareze, öfkeye yer yoktur. .Türk milletine duyulan derin sevgi esastır.</p>
<p>Türkeş&#8217;in Türk siyasi hayatına kazandırdığı ve kitleleri derinden etkilediği milliyetçilik anlayışının yanına &#8220;Türkçülük&#8221; kavramını da oturtmak gerekir.</p>
<p>&#8220;Milliyetçiyiz, Türkçüyüz. Neden Türkçüyüz? Çünkü milletimiz Türk milletidir. Türkçülük Türk milletinim hayatının her safhasında yapacağı her şeyin Türk ruhuna, Türk geleneğine uygun olması ve Türk&#8217;e yararlı olması amacının, fikrinin ön planda tutulmasıdır.&#8221;</p>
<p>Alparslan Türkeş&#8217;teki bu yüksek manevi anlayış, Ülkücülüğü doğurmuştur. Türk muhitini en kısa yoldan, en kısa zamanda modern uygarlığın en üst seviyesine çıkarma, mutlu, müreffeh, bağımsız, hür ve kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturma ideali Türkeş&#8217;in ülküsünü oluşturur.</p>
<p>&#8220;Bizim ülkücülüğümüz, daima gerçekçi olmayı ve girişilecek faaliyetlerde Türkiye&#8217;yi &#8220;hiçbir zaman tehlikelere, risklere, maceralara sürüklemeyecek bir yol üzerinde bulunmayı esas kabul eder.&#8221;</p>
<p>Alparslan Türkeş&#8217;e göre Türk milletinin &#8220;kutlu güç kaynaklarının&#8221; başında İslamiyet, milliyetçilik ve Türkçülük gelmektedir. Ayrıca birlik, beraberlik, iç barış ülküsü, cihan devleti kurabilme özellik ve kabiliyeti de Türk milletinin temel özellikleri arasında yer alır.</p>
<p>Türkeş, ülküsünü, idealini, sevdasını, aşkını bilim adamları, aydınlar ve gençlerle paylaşmıştır. Özellikle de gençlere hitab ederken Bilge Kağan gibi; &#8220;Ey Türk! Titre ve kendine dön&#8221; diye kükremiş ve bu dönüş iki bine iki kala en yüksek temposuna ulaşmıştır. Gençleri, aydınlan sevdasına ortak olmaya, yeni ufuklara çağıran Türkeş, Ülküsünü Bilge Kağan&#8217;dan, Kür-Şad&#8217;ın izinde Anadolu&#8217;ya kazımıştır:</p>
<p>&#8220;Ben Türk milletini:<br />
Sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye,<br />
Rüşvet, hile ile çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenlerine,<br />
Ahlaktan mahrum bir hürriyete,<br />
Tefeciliğe, karaborsaya yer veren bir ekonomiye çağırmıyorum.<br />
Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısaca hak yolu, hakikat yolu, Allah yoluna çağırıyorum. Modern medeniyetin en ön safına geçmek üzere çağlar üzerinden sıçramaya çağırıyorum. Hareketin adını isteyenlere açıkça ilan ediyorum:<br />
Yeniden maneviyata dönüş&#8230;<br />
Türk aydınları, Türk gençliği, buluşma yerimiz Büyük Türkiye&#8217;dir.&#8221;<br />
Türkeş, ömrünü Türk milletine adamıştı. O&#8217;nun milliyetçilik anlayışı, yüksek ahlâkı, maneviyatı, elbette bu satırlara sığdırılamaz. O bir &#8220;Bozkurt&#8221; idi. O&#8217;nun heyecanını, ülküsünü duyabilmek, yaşayabilmek, O&#8217;nu öğrenip anlayabilmek önemlidir.<br />
&#8220;Dün Ergenekon şeddinden geçerken önümüzde bir Bozkurt vardı. Bugün Türklük için en iyiyi, en güzeli her ne pahasına olursa olsun elde etme mücadelesine binlerce Bozkurt olarak yürümekteyiz, yarın ise hür ve mesut ufuklara doğru milyonlarca Bozkurt olarak koşacağız.&#8221;</p>
<p>8- Türkeş&#8217;in Siyasi Hayatından Kesitler</p>
<p>Bugün 60&#8242;lı yaşların üstünde olanlar, yani babalarımız, savaş, açlık, kıtlık, karne dönemlerini görmüşlerdir. Bu kuşak, zor yılların da etkisiyle, yalnızca yaşayabilmeyi, hayatta kalabilmeyi, daha açık söyleyişle midelerini düşünmüşlerdir. Bundan dolayı kendileri hiçbir zaman suçlanamaz.</p>
<p>Türkeş, Türk milletinin bir siyasi parti etrafında toplanması gerektiğine inanıyordu. Sürgün dönüşü ayaklan havaalanında vatan topraklarına değer değmez bu düşüncesini hayata geçirmek için çalışmalara başladı. Türk gençliğine Türk milliyetçiliği konularında bir öğretmen gibi dersler verdi. Gece gündüz çalıştı. Yorulmadı, yılmadı, yüksünmedi. Çalıştı, çalıştı, çalıştı&#8230; İhanetlere uğradı, terk edildi, yalnız bırakıldı. En yakınlarından Türk milleti uğruna şehit verdi. Ama o çelikleşmiş iradesiyle, engin fikirleriyle her zaman çalıştı. Yılmadı&#8230;</p>
<p>Türk milletinin yeni bir ruhla silkinmiş evlatlara ihtiyacı vardı. Türkiye, 1960&#8242;ların özellikle ikinci yarısından başlayarak, 70&#8242;li yılların ortasına kadar unutturulmuş olan &#8220;Türk&#8221; kimliğiyle yeniden tanıştı. Türk milletinin kalkınmış Ülkeler seviyesine çıkabilmesi için milli kimliğin hakim kılınması ve yetişen gençlerin Türk olduğunun idrakinde olması gerekiyordu. Türkeş&#8217;in Türk milletine ve Türk gençliğine hatırlattığı vasılların başında &#8220;Türk milliyetçiliği&#8221; gelmektedir.</p>
<p>&#8220;Bizim Türk milliyetçileri olarak davamız, Türk milletinin varlığını yüceltmek ve ebediyyen devam ettirmek davasıdır. Bu fikrin, bu davanın üstünde başka hiçbir fikir, başka bir dava yer alamaz.&#8221;</p>
<p>Türkeş, &#8220;Türk&#8221; milletine mensup olduğunun şuuruna varan gençlere 1970&#8242;li yılların ikinci yarısından itibaren dinlerini hatırlatmıştır, &#8220;İslam ahlâk ve fazileti&#8221; olarak tarif ettiği İslam dininin bütün gençlerin yüreklerinde duymasını sağlamıştır. Şüphesiz Türkeş, Balıkesir yöresi Türkmen aşiretlerinden Çipniler&#8217;in MHP&#8217;ye ilhakı dolayısıyla yaptığı bir konuşmasında, Alevi vatandaşların da MHP&#8217;ye katılması gerektiğini ve Türk-İslam ülküsünü hayata geçirmek isteyen tek partinin MHP olduğunu söylemişti. Türkeş bu konuşmasını, &#8220;Yolumuz Allah yoludur&#8221; diyerek bitirmiş ve Alevi-Sünni ayırımının Türk mille! ine yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu belirtmişti. Bu açıklamadan sonra Alevi vatandaşlarımız kitleler halinde MHP&#8217;ye iltihak etmişti.</p>
<p>Gerçekten de o yıllarda Türkiye sağcı-solcu, Alevi-Sünni, ilerici-gerici olarak bölünmeye parçalanmaya çalışılıyordu. Komünistler bazen Atatürkçülük maskesi ardına sığınarak, bazen de halkların, işçilerin, emekçilerin ezildiğini öne sürerek bunları kendilerine kılıf yapmak suretiyle, Türk milletine yönelik saldırıları hep cepheden sürdürüyorlardı.</p>
<p>Türkeş ise o dönemde ortaya çıkarak, &#8220;Biz ne sağcıyız ne solcu, Türk milliyetçisiyiz. Ancak, halkın anladığı manada sağcı olabiliriz. Türk mîlletini ve vatanını kamplara bölmeyin. Sesimize kulak verin. Bu kavga sağ-sol kavgası değildir, bir dış saldırıdır. Demokratik rejime yönelmiştir. Ülkeyi yıkmak istiyorlar&#8221; demişti.</p>
<p>Ancak o kara dönemde bazı çevreler bu sese kulak asmıyorlardı. Hem içeriden hem de dışarıdan pek çok işbirlikçi, Türkeş aleyhine kampanyalar, yürütüyorlardı. Faşist dediler, Irkçı dediler. Kafatasçı dediler. Fakat o bunların hiçbirisinden yılmadı. Çünkü söylenenlerin hiçbirisi değildi. O Türk milletinin &#8220;Başbuğu&#8221; idi.</p>
<p>Yerli ve yabancı ihanet şebekelerinin ve gafillerin uzantıları Türkeş&#8217;i yıkmak, Türkeş&#8217;i karalamak, Türkeş&#8217;i yok etmek için türlü oyunlara başvurdular. O bunların hepsini zamanında öğrendi. Gereken tedbirleri aldı.</p>
<p>Çünkü Türkeş, Türk milletine güveniyordu.</p>
<p>Türkeş gür sesiyle millete yaptığı çağrıyı sürekli tekrarlıyordu: &#8220;Bizleri milliyetçi Türkiye&#8217;ye götürecek ana ilkeler, temel hedefler Dokuz Işık Doktrini&#8217;nde gösterilmiştir. İdeolojimiz, çağın en dinamik ideolojisi, Türk milliyetçiliğidir. Dokuz Işık Doktrini ve Türk milliyetçiliği ideolojisini sizlere takdim ediyorum. Bunları sonuna kadar savunacak, Türkiye&#8217;nin en ücra köşesine kadar yayacaksınız.&#8221;</p>
<p>12 Eylül harekatıyla Türk milliyetçilerinin kervanı basıldı. Kervan yağmalandı. Çünkü Türkeş iktidara yürüyordu. C-5 tezgahından pek çok ülkücü geldi geçti. Kışın zemherisinde çırılçıplak soyularak gecenin karanlığında kilometrelerce yürütülen Ülkücüler vardı. Elektriğin tuzlu acısını hücrelerinin her zerresinde hisseden Ülkücüler vardı.</p>
<p>Türk milleti için çekilen acılara, sıkıntılara, ayrılıklara, gözyaşına rağmen, Türkeş yılmamıştır. Tutsaklık günlerinden sonraki bir görüşmede, şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;Dünyanın her yerinde Türkler yaşamaktadır. Dünyanın dört bir yanına dağılan, dal budak salan Türkler&#8217;i, önce bulundukları yerlerde teşkilatlandırmak gerekir. Ardından bu teşkilatlar yılın belli gününde bir araya gelip &#8220;Dünya Türkleri Kurultayı&#8221; tertiplenmelidir. Bunu Yahudiler, Ermeniler, Çinliler, Yunanlar ve daha pek çok millet yapıyor. Türkler&#8217;in büyük bölümü ise esirdir&#8230;&#8221;</p>
<p>Türkeş, basılan kervanı, yabalanan kıymetleri yeniden toplarlamak için gece gündüz çalıştı. Yok olan teşkilatı yeniden toparladı. Türkmen atasözünü ne güzel söylemiş: &#8220;Göç yolda dizilir&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum. İleriye doğru yürüyoruz. Hızlanıp koşmak gayreti içindeyiz.. Koşacağız. İleriye gittikçe geride kalmayıp, beni takip edin. Bu mücadelede her hangi bir sebeple ben düşersem bayrağı kapın, daha ileriye gidin.&#8221;</p>
<p>1991 yılında yapılan seçimlerde Türkiye yeni baştan nefes aldı.</p>
<p>Ancak Türkiye&#8217;nin bütünlüğü tehlikedeydi. Milletin birlik ve beraberliğine kasteden hain çeteler yine sahnedeydi. Vatandaşlarımız-her gün ölüyordu. Askerimiz, polisimiz şehit ediliyordu. Ülkede Türk-Kürt ayrımı yapılıyordu. Alevi-Sünni çatışması körükleniyordu. Türkiye; güzelim vatanımız, birkaç cepheden kamplara ayrılmak isteniyordu. Anaların gözyaşı dinmiyordu. İki aylık kundaktaki bebelerin üstüne şarjörler boşaltılıyordu. Oyun aynıydı: &#8220;Parçala-birbirine vurdur-kırdır&#8230;&#8221; Dün oynananlar aynıydı. Oyuncular da aynıydı. Türk milletine ve Türkiye&#8217;ye melanetlerini kusanlar, bugün de aynı.</p>
<p>Geçmişte bunların sebebi olarak gösterilen MHP ne yapıyordu? Türkeş&#8217;in yıllar önce ortaya koyduğu gerçekler, artık devlet politikası haline gelmişti. Türkeş&#8217;i zindanlara koyanlar, O&#8217;nun görüşlerini, reçetelerini uyguluyorlardı.</p>
<p>Türkeş&#8217;e karşı en haksız, en ağır ithamlarda bulunanlar, Türkeş&#8217;ten bir özür bile dilemediler. Türkeş ise, böyle bir şartı elinin tersiyle itiyordu.</p>
<p>Türkeş bunlara ne dedi:</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;nin dışında Türkler var. Türkiye kardeşlerinin hürriyet ve müstakilliğini kazanabilmesi için her yola başvurmalıdır.&#8221;,</p>
<p>Anadolu&#8217;da yaşayan Türkler varlık mücadelesini verirken, bütün Türk Dünyası&#8217;nın varolma savaşım sürdürürken, ayıplanan, suçlu görülen, ırkçı denilen, Turancı(!) diye horlanan Türkeş, herkesin Türk cumhuriyetleri ile kucaklaşmasını, hatta bunun yeterli olmadığını söyleyerek hükümetlere yüklenilmesini, sitem edilmesini sevinçle karşıladı. Bunun yanısıra hiçbir zaman gurura kapılmadı. Çünkü O Başbuğu idi, Türk milletinin Başbuğu&#8230;</p>
<p>Türk töresine göre, babanın sağlığında evladın malı olmaz. Evlatlar, babanın sağlığında hiçbir hak iddia edemezler. Ancak ölüm hak, miras helaldir. Ata ise, evlat için can kadar azizdir, kutsaldır. Çünkü insanın babasını seçme hakkı bulunmadığı gibi, yeni bir ata elde etmesi de mümkün değildir. Bu durumda evlada düşen, babasının dizi dibinde oturup, onun ağzından çıkacak her sözü emir belleyip harfiyyen yerine getirmektir. Tabii bu söylediklerimiz, Oğuz töresini içine sindirenler içindir. Türklerde töreler her şeyden üstündür.</p>
<p>Töreleri aziz bilenler, Türkeş&#8217;in dizinin dibinden ayrılmadılar. Çünkü O&#8217;na inanmışlardı. Türkeş&#8217;e güvenmişlerdi.</p>
<p>Türkeş, devlet adamlığının gereklerini yerine getirerek Türk milletinin dertlerine çareler üretmeye devam ediyordu. Kamuoyundan büyük bir destek sağlamıştı. Yapılan yoklamalarda en önde çıkan Türkeş&#8217;ti. Türkeş, işi sıkı tutuyordu. Her fırsatta kervanı basmak isteyen uğrulara karşı daima uyanık, ihtiyatlı, tedbirli ve zinde olmuştur, Türk milletine yaptığı çağrılarda, Hacı Bektaş Veli&#8217;nin buyurduğu gibi &#8220;Gelin canlar bir olalım&#8221; diyordu. Ancak çaşıtlan, uğruları, iblisleri, kırmızı sakalları çok iyi tanıyordu. &#8220;Gel kim olursan ol gel. Tövbeni yüz bin kere bozmuş olsan da yine gel&#8221; demiyor muydu Mevlana? Türkeş Halil İbrahim sofrasıydı. Gelenler kim olursa olsun, ancak kısmeti kadar alabilirlerdi bu Yesevi Ocağı&#8217;ndan.</p>
<p>Türkeş&#8217;in ocağında hafız kadar duru berrak zihinler, dimağlar, Yusuf yüzlüler vardı. Çetin günlerde her türlü zorluğu gül bahçeli otağlara çevirmişlerdi. Bunu başaran isimsiz kahramanlardı. Gel, kim olursan ol yine gel: &#8220;Yel kayadan ne alır?&#8221;</p>
<p>Türkeş, tutsaklık günlerinin sonunda söylediği hayaline nihayet kavuşmuştu. Bir 21 Mart gününde, Bozkurtlar Ergenekon&#8217;dan yine çıkmışlardı. Bu Nevruz gününde, başta yine o vardı. Hem de en başta yürüyordu. Antalya&#8217;da bir araya gelen Türk Dünyası&#8217;nın aksakalları, liderleri, aydınları, okumuşları, ozanları, yöneticileri&#8230; hepsi hepsi oradaydılar. Onlar Başbuğlarını selamlamaya gelmişlerdi: &#8220;Selam sana Başbuğum.&#8221; Nevruz gününde, Ulıstın Ulu Kününde, o aziz günde, Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne, Sibirya&#8217;dan Hint ülkesine, mağrıbtan maşrıka kadar bütün Türk Dünyası&#8217;nın elçileri, Başbuğ&#8217;u selamlamaya koşmuşlardı. Yere diz vurup baş eğdiler. &#8220;Selam sana Başbuğum&#8230;&#8221;</p>
<p>Başbuğ bir bilge kişiydi. Başbuğ bir erdemli kişi idi. Başbuğ bir koca kişi idi. Başbuğ bir aksakal idi. Başbuğ bir dünya lideri idi. Başbuğ bir kor ateş idi. Başbuğ bir yumuşak ipek idi. Başbuğ bir yürek idi. Başbuğ Bozkurtlarını kucaklayan bir çift kol idi&#8230;</p>
<p>&#8220;Değerli dava arkadaşlarım. Türkiye&#8217;nin bugün her dönemden daha çok birliğe ve beraberliğe ihtiyacı vardır. Ayrılık tohumları ekenlere karşı, hassas olalım. Birlik, beraberlik, sabır, hoşgörü, sevgi ve kardeşlikten yana olalım. Kutsal davamızı ileri götürmek için canla başla çalışalım. Allah yardımcımız olsun.&#8221;</p>
<p>Başbuğ böyle diyor, emrediyor. Bozkurtlar, dün olduğu gibi, bugün de yarın da Türkeş&#8217;in arzularını emir kabul edip, açtığı yoldan, onun önderliğinde kutlu yarınlara adım adım ilerleyeceklerdir. Çünkü Ülkücüler söz vermişlerdir. Ülkücüler sözünün eridir. Türkeş&#8217;in diktiği Kızılelma tuğunu kapıp yükseklere, daha yücelere taşımak için yarış içerisindedirler.</p>
<p>9-Sonuç</p>
<p>Başbuğ, Etlik Kasalar&#8217;daki bir mitingde, Bozkurtlar&#8217;ın azim ve iradesi, milletin kararlılığı ile komünizmin çöktüğünü anlatıyordu. Kızılelmayı ise Saraybosna&#8217;ya, Kafkaslar&#8217;a, Tanrı Dağları&#8217;na, Ötüken&#8217;e diktiğini söylüyordu. Türkeş, Türk milletinin önündeki en önemli zorluğun, &#8220;cahillik&#8221; olduğunu vurgulayarak, buna karşı savaş açtığını ilan ediyordu: &#8220;Bilge kişiye bilgili Bozkurt gerektir.&#8221; Türkeş, diyordu:</p>
<p>&#8220;Çöken marksizm karşısında Turan bayrağı yükselmektedir.&#8221;</p>
<p>Dr. Mustafa G. YILMAZ</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/45/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/45/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=45&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkesin-milliyetcilik-anlayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Alparslan TÜRKEŞ &#8211; Hayatı</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkes-hayati/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkes-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 13:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Milletimizin yetiştirdiği son Başbuğ’un hayat hikayesinin başlangıcında da göç var. Yıl 1860 Orta Anadolu&#8217;da, Kayseri&#8217;nin, Pınarbaşı ilçesi&#8217;nin Yukarı Köşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz&#8217;in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilir. Yıl 1917 ve Kasım’ın 25&#8242;i, öğle vakti.. yer, Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazi evde, Kıbrıs’a [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=43&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimizin yetiştirdiği son Başbuğ’un hayat hikayesinin başlangıcında da göç var.</p>
<p>Yıl 1860 Orta Anadolu&#8217;da, Kayseri&#8217;nin, Pınarbaşı ilçesi&#8217;nin Yukarı Köşkerli Köyünde meskun Avşar Obalarından Koyunoğlu ailesi bir toprak meselesi yüzünden kavgaya girişince Sultan Abdülaziz&#8217;in fermanıyla Kıbrıs’a sürgün edilir.</p>
<p>Yıl 1917 ve Kasım’ın 25&#8242;i, öğle vakti.. yer, Lefkoşe. Haydarpaşa Mahallesi Kirlizade sokağı 13 numaralı mütevazi evde, Kıbrıs’a yerleşen Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve esi Fatma Zehra Hanimin Ali Arslan adini verdikleri oğulları dünyaya gelir.<br />
<span id="more-43"></span><br />
Yıl 1921 ve 4 yıl 4 ay 4 günlük Ali Arslan, annesi tarafından yıkanır, yeni elbiseler giydirilir ve devrin âdetince fesi mücevherler ile süslenerek Sarayönü ilkokul&#8217;una (Sıbyan Mektebi) gönderilir. Sarıklı ve mübarek bir Osmanlı Uleması olan Hoca Efendi&#8217;nin dizi dibine çöken Ali Arslan&#8217;ın ağzından çıkan ilk söz bir euzü besmeledir. Ey Rahman ve Rahim olan Allah’ım, annem beni yetiştirdi bu mektebe yolladı, okuyup yetişip, milletime hizmet etmek istiyorum dermişçesine bir besmeledir, Ali Arslan&#8217;ın ağzından dökülen..</p>
<p>Birbirinin ardısıra gelen ilkokul ve Rüştiye yılları ve her biri birbirinden daha değerli Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş birer hançer olan hocalarından feyz alır. Onlar Ona müfredatın yanısıra Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını Devlet-i âli Osman bakiyesi hür ve müstakil Türkiye&#8217;nin yanısıra yeryüzünde kendileri gibi bahtsız esaret altında milyonlarca Türk olduğunu da öğretirler. Dahası Osman Zeki Bey Ali Arslan&#8217;ın adini adeta senin adin &#8220;Alparslan olsun&#8221; ve Sultan Alpaslan&#8217;a denk bir yiğit Türk ol, diyerek değiştirir.</p>
<p>Küçük Alparslan’ın doğup, yetiştiği o yıllarda, Piyale Pasa yadigârı Kıbrıs, sevgili Yeşilada&#8217;mızın tamamı İngiliz işgali altındadır ve Türk&#8217;ün istiklâlini kaybetmesinin ne demek olduğu Onun ruhunun derinliklerine şuurunun uyanmağa başladığı günden, çocukluk yıllarının başlangıcından başlayarak siner. O her gece Türkiye&#8217;ye gidip asker olmayı ve gelip ata-baba ocağını kurtarmanın düşüyle uyur, uyanır.</p>
<p>Yıl 1933 ve Alparslan’ın artik işgal altında, esaret altında yasamaya dayanacak gücü kalmamıştır. Babası Ahmet Hamdi Bey&#8217;i ve Annesi Fatma Zehra Hanım’ı ikna eder, aile mallarını satıp savar yanlarında oğulları Alparslan ve kızları Dervişe olduğu halde, ak toprakların, hür toprakların, Türk&#8217;ün Türk olduğundan utanmadığı, boynunun eğik olmadığı toprakların, anavatanın, Türkiye&#8217;nin yoluna düşerler; Viyana vapuru ve.. ver elini İstanbul&#8230;</p>
<p>Ailesi İstanbul’a yerleşince Alparslan’ın ilk isi Kuleli Askeri Lisesi&#8217;ne kayıt olmak olur. Artık O yüreğinin Onu çağırdığı yerde ve düşlerinin peşindedir. O düşlerini düşleyen başkaları da vardır İstanbul’da&#8230; Derlenip toparlanmışlar, Türklük, Türkçülük ülküsünün O bir daha hiç inmeyecek olan bayrağını açmışlardır. O Yüce Dilek, O aziz Ülkü, O muhteşem düşler, özellikle, bir Ülkü devi olan Atsız Hoca’nın can evinde, ocağında pişer ve sohbetlerle, şiirlerle, dergilerle, romanlarla mektuplarla Türk aydınlarının gönlüne cemre cemre düşmekte ve yayılmaktadır. Onlarla tanışır, buluşur, Alparslan Türkeş.</p>
<p>Yıl 1936 Kuleli Askeri Lisesi&#8217;ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitirince Ankara ve Harp Akademisi yılları baslar. 1938&#8242;de Harbiye&#8217;den mezun olur, artik O Türk Ordusu&#8217;nun genç bir teğmenidir ve Türk Milleti&#8217;nin emrindedir.</p>
<p>Yıl 1940 Isparta&#8217;da gönlünü Muzaffer Ana&#8217;ya kaptırır ve evlenirler. Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adli çocuklarla çiçeklenir bu evlilik ve bozkurtların Muzaffer Ana’sının 1974 yılında elim kaybından sonra 1976 yılında, Sevâl Hanım’la yaptığı ikinci evliliğinde de Tanrı Onu Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adli iki evlât daha vererek sevindirecektir.</p>
<p>Yıl 1944 3 Mayıs.. Ankara&#8217;da eski tabirle bir nümayiş yani gösteri veya yürüyüş vardır. Türk&#8217;ün, Türklüğün ölmediğini, ölmeyeceğini ve yükselen Türkçülük bayrağının bir daha hiçbir şekilde inmeyeceğini gösteriyorlar. Hem dosta hem düşmana&#8230; hem devlet hizmetindeki gafillere hem de yurda sızmaya çalışan hainlere, Asya bozkırlarında yaratılan bozkurt soyluların bozkurt torunlarının, bir kaç çakalın günü birlik menfaatleri için göz yumdukları kızıl yılanın farkında ve onun başını ezme azminde olduklarını gösterirler.</p>
<p>Şâirin öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya dediğince tutuklanır Türkçüler&#8230; Devrin dalkavuk iktidarının uyduruk nedenlerle açtığı Türkçülük-Turancılık Davası baslar. Türkçüler tabutluklara atılırlar, işkencelere uğrarlar. Türkiye&#8217;de Türk Milliyetçisi olmanın bedelidir bu&#8230; Genç Üsteğmen Alparslan Türkeş’te bunlar arasındadır. 20 Ekim 1944&#8242;te kendisini &#8220;vatan hainliği&#8221; suçlamasıyla sorgulayan mesnetsiz Savcıya &#8220;Diğer sanıklar gibi bana da vatan hainliği isnat edilmiştir. Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde her şeyden çok milletimi ve vatanimi severim.&#8221; diye haykırır. Ancak mahkeme tarafından, 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılır ve bir yıldır hücre hapsi yattığı için tahliye edilir. Kendisine verilen cezada daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulur ve 2. numaralı mahkemede beraat eder. Bu onun Türk Milliyetçisi olduğu için zindanlara ilk atilisidir ve son olmayacaktır. Ülkücü olmak çileye talip olmaktır, nimete, ikbale değil. O da Türklük Ülküsü için zaman zaman şiddeti artan çileyi bir ömür boyu bir an bile tereddüt etmeksizin ve yakınmaksızın, çekmiş ve çile çekmeyi şeref bilmiştir.</p>
<p>Yıl 1947 Alparslan Türkeş ve 15 diğer Türk subayı, A.B.D. Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıllık bir süre eğitim görürler. Bu arada ülkemizden Kars ve Ardahan civarıyla Boğazlardan üs talep eden Sovyetler Birliği’nin Komünizm maskesi ardına saklanmış, o eski ve değişmez &#8220;Moskofluğu&#8221; ayan beyan ortaya çıkar. Bu atmosferde yurda dönen Alparslan Türkeş Gelibolu ve Çankırı’daki görevlerinden sonra 1951 yılında Kurmaylık sınavını kazanır ve 1955 yılında Harp Akademisi&#8217;nden Kurmay Binbaşı olarak mezun olur.</p>
<p>Yıl 1955 dış görev için açılan sınavı kazanarak A.B.D. Pentagon&#8217;da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanır. Bu arada &#8230; Üniversitesinde Uluslararası Ekonomi eğitimi görür. 1957 yılında Türkiye&#8217;ye döner.</p>
<p>1959 yılında Almanya&#8217;ya Atom ve Nükleer Okulu&#8217;na gönderilir ve bu okulu basarıyla bitirir. O artik bir Kurmay Albaydır.</p>
<p>Yıl 1960, tarih 27 Mayıs öteden beri örgütlenen ve memlekette kardeş kavgasını önleyerek bazı reformlar yapmayı hedefleyen Milli Birlik Komitesi&#8217;nin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan kişi ve &#8220;ihtilâl&#8217;in kudretli Albayı”dır. Kurmay Albay Alparslan Türkeş ihtilâl hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlenir. Bu vazifesi esnasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurar.</p>
<p>Ancak Milli Birlik Komitesi arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, 13Kasim 1960&#8242;ta Kurmay Albay Alparslan Türkeş ve &#8220;ondörtler&#8221; olarak bilinen arkadaşları Komite&#8217;nin diğer üyelerince emekliye sevk edilerek tasfiye edilirler ve zorla evlerinden alınıp yurtdışında görevlendirilmek suretiyle sürgün edilirler. O da 19 Kasım’da Türkiye&#8217;nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgüne gönderilir.</p>
<p>1961-62 1963 yılına kadar 2,5 yıl, yönetimi elinde bulunduranlarca Alparslan Türkeş’in Türkiye&#8217;ye dönmesine müsaade edilmez.</p>
<p>Yıl 1963 tarih 23 Mart Alparslan Türkeş sürgünden yurda döner.</p>
<p>Dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla &#8220;Huzur ve Yükseliş Derneği&#8221; adli bir dernek kurar.</p>
<p>Kısa bir süre sonra Talat Aydemir&#8217;in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar, yargılanır ve beraat eder.</p>
<p>Tarih 31 Mart 1965 saat 11.00 de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi&#8217;ne katılır.</p>
<p>Tarih 1 Ağustos 1965 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi Büyük Kurultay’ında Genel Başkanlığına seçilir. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Ankara milletvekili seçilir.</p>
<p>Yıl 1969 Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi&#8217;nin adi Milliyetçi Hareket Partisi amblemi de Üç Hilâl olarak değiştirilir. O yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili olarak seçilir.</p>
<p>İlki, 31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 yılları arasında ve ikincisi de 1 Ağustos &#8211; 31 Aralık 1977 tarihleri arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yapar.</p>
<p>Ülkü Ocakları, Büyük Ülkü Derneği ve diğer mesleki örgütlenmeler baslar.</p>
<p>1968 Yılından itibaren Marksist ve bölücü gençlik hareketleri üniversitelerde yuvalanır ve üniversite özerkliğinden istifade ederek buraları silah, cephane deposu haline getirerek &#8220;Komünist Devrim&#8221; için üs haline koyarlar. Üniversiteler işgal altındadır. Her yer Lenin&#8217;in Stalin&#8217;in Mao&#8217;nun resimleri ve komünist sloganlarla doludur. Komünist yeraltı örgütleri &#8220;şehir gerillası&#8221; mı &#8220;kır gerillası&#8221; mi tartışmaları yapmakta okullara kendilerine tabi olanlardan başka hiç kimseye hayat hakkı tanımamaktadırlar. Bunun üzerine Başbuğ Alpaslan Türkeş toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerle onları komünizm konusunda aydınlatmaya ve alternatif olarak da Türk Toplumculuğunu, Türk Milliyetçiliğini anlatır. Kısa zamanda çoğalan gençler örgütlenmeye başlarlar. Doktriner Türk Milliyetçiliği safhası başlamıştır. Türk Milliyetçileri Dokuz Işık, dokuz prensip etrafında toplanırlar.</p>
<p>Bu gelişmelerden rahatsız olan Türklük ve Türkçülük düşmanları özellikle de Komünist örgütler kendilerine okulda, fabrikada, köyde, kentte, dağda her yerde ama her yerde karşı çıkıp mücadele eden Ülkücü Hareket&#8217;e karşı savaş ilan ederler ve 12 Eylül 1980&#8242;e kadar 5000 civarında Ülkücüyü şehit ederler. Devlet&#8217;in zaaf içinde olduğu düşünülen &#8220;zinde güçlerdi bir şeylerin yani ihtilâlin şartlarının &#8220;olgunlaşması&#8221; için daha fazla kanın akmasını beklemektedirler.</p>
<p>Başbuğ için 1978, 1979, 1980 yılları bir çoğunu bizzat kendisinin yetiştirdiği binlerce ülküdaşının Komünist çetelerce katledildiğini gördüğü, kan ağlayan bir yürekle her şeye rağmen kaybetmediği soğukkanlılığıyla bir iç savaşı önlediği ızdırap dolu yıllardır.</p>
<p>12 Eylül 1980 sabahı pusudakiler yeterince olgunlaşan şartların neticesi ihtilâllerini yaparlar. Başbuğ Alparslan Türkeş ve Türkiye&#8217;nin komünist bir ihtilâle kurban olmasını engelleyen Ülkücü Hareket sanık sandalyesinde, idam sehpalarındadır. Mamaklar ve C5&#8242;ler bu sürecin şekillendiği mekanlardır.</p>
<p>Başbuğ 12 Eylül&#8217;den üç gün sonra teslim olur. Cunta tarafından tutuklanan Başbuğ, önce 1 ay Uzunada&#8217;da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu&#8217;nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastahanesi’nde 4,5 yıl hapis yatar. O ve 218 Ülkücünün idamı istenir, 9 Nisan 1985&#8242;de tahliye olur ve beraat eder.</p>
<p>Tarih 6 Eylül 1987.. Yapılan referandum neticesi diğer siyasilerle birlikte Başbuğ’a da konulan siyaset yapma yasağı kalkar ve Başbuğ Milli Ülküyü iktidar yapmak davayı kitlelere anlatmak için yine meydanlardadır.</p>
<p>Tarih 4 Ekim 1987.. Milliyetçi Çalışma Partisi olağanüstü kongresinde Genel Başkanlığa seçilir.</p>
<p>Tarih 20 Ekim 1991.. Genel seçimlerde MÇP&#8217;nin RP ve IDP ile yaptığı seçim ittifakı neticesi Yozgat milletvekili seçilir. Başbuğ, son kez T.B.M.M’dedir. Bu dönemde ülkemizi kasıp kavuran bölücü teröre karşı en etkili mücadeleyi O gerçekleştirir.</p>
<p>Tarih 27 Aralık 1992.. On iki Eylül&#8217;ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesini sağlayan değişiklikler neticesi toplanan MHP&#8217;nin son kurultay delegeleri, MHP&#8217;nin isim ve amblemini MÇP&#8217;nin kullanabilmesine karar verirler.</p>
<p>Tarih 24 Ocak 1992 MÇP&#8217;nin 4. Olağanüstü kurultayı toplanır ve partinin adini MHP amblemini Üç Hilal olarak değiştirir.</p>
<p>Yıl 1997&#8230; tarih 4 Nisan&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/43/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/43/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=43&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/alparslan-turkes-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>En Büyük Türk Milliyetçisi Atatürk</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/en-buyuk-turk-milliyetcisi-ataturk/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/en-buyuk-turk-milliyetcisi-ataturk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 13:47:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mustafa Kemal ATATÜRK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk ülkemize yepyeni bir çehre kazandırırken çok önemli bir noktayı her zaman göz önünde bulundurmuştur. O da Türk&#8217;ün kendi öz benliğini kaybetmeden, kendi kimliğini, kültürünü unutmadan yeniliklere adapte olabilmesi, onları kendi milli kültürü içinde sindirebilmesidir. Aksi bir durumun milletimizi içten içe çürüteceğini bilen Atatürk, Türk Milleti&#8217;ni millet yapan unsurları; yani tarihini, dilini, dinini yani kısaca [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=40&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk ülkemize yepyeni bir çehre kazandırırken çok önemli bir noktayı her zaman göz önünde bulundurmuştur. O da Türk&#8217;ün kendi öz benliğini kaybetmeden, kendi kimliğini, kültürünü unutmadan yeniliklere adapte olabilmesi, onları kendi milli kültürü içinde sindirebilmesidir. Aksi bir durumun milletimizi içten içe çürüteceğini bilen Atatürk, Türk Milleti&#8217;ni millet yapan unsurları; yani tarihini, dilini, dinini yani kısaca öz kültürünü her zaman yaşatacak köklü tedbirler almış ve şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletlerarası ilişkilerde bütün çağdaş milletlerle aynı çizgide ve onlarla uyum içinde yürümekle birlikte, Türk toplumunun özel karakterlerini ve başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutmaktır.&#8221;<span id="more-40"></span></p>
<p>Atatürk&#8217;ün bu sözleri onun milliyetçilik anlayışının açık bir ifadesidir. Bu milliyetçilik bugünkü vatanımızın sınırlarıyla çizilen, yeni topraklara sahip olma hevesinden arınmış, fakat bağımsız ve özgür yaşamaya kesin azimli, dünya milletlerini bir aile sayan, her milletin haklarına saygılı, kendi haklarını ve haysiyetini korumakta kararlı, diğer bir deyişle &#8220;insani bir Türk milliyetçiliği&#8221;dir. Atatürk&#8217;ün insani Türk milliyetçiliğini açık bir şekilde ifade ettiği sözleri şöyledir:</p>
<p>&#8220;Türk Milleti milli duyguyu, insani duyguyla yanyana düşünmekten zevk alır. Vicdanında milli duygunun yanına insani duygunun şerefli yerini daima muhafaza etmekle iftihar eder. Çünkü Türk Milleti bilir ki bugün uygarlığın yüce yolunda bağımsız ve fakat kendileriyle paralel olarak yürüdüğü bütün uygar milletlerle karşılıklı insani ve medeni ilişkide bulunmak elbette gelişmemizin devamı için gereklidir ve yine malumdur ki; Türk Milleti, her uygar millet gibi mazinin bütün devirlerinde keşifleriyle, ihtiralarıyla uygar dünyaya hizmet etmiş insanların, milletlerin değerini takdir ve hatıralarını saygı ile muhafaza eder. Türk Milleti, insaniyet aleminin samimi bir ailesidir.&#8221; (Medeni Bilgiler ve Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Afet İnan, s. 21)</p>
<p>Atatürk milliyetçiliğinin insani yönü yanında bir de Türkiye&#8217;nin bağımsızlık ve özgürlüğünü en aziz görev haline getiren üstün bir yönü vardır. Bu milliyetçilikte Türk Milleti&#8217;nin bağımsızlığı uğruna göze alınamayacak bir fedakarlık yoktur. Çünkü, milliyet duygusu bir toplumda bireylerin kendilerini bütüne bağlı ve onun bir unsuru olarak görmeleri ve o milletin bekası için varlıklarını ortaya koymaya hazır olmalarıdır.</p>
<p>Ulu Önder hiçbir zaman ırkçılık temeline dayanan bir milliyetçiliği savunmamış, daima hars milliyetçiliğinin yani kültür milliyetçiliğinin taraftarı olmuştur. Ortak tarih ve kültüre sahip olan insanımızı milli bir şuur altında birleştirmeye çalışmıştır. Genç Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin de ancak bu şekilde güçlenebileceğini belirterek &#8220;Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz; Cumhuriyetimiz&#8217;in mesnedi Türk camiasıdır. Bu camianın efradı ne kadar Türk harsıyla dolu olursa o camiaya istinat eden Cumhuriyet de kuvvetli olur&#8221; demiştir. Atatürk, bu asil ve üstün milliyetçilik anlayışını, &#8220;Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene&#8221; ifadesiyle ölümsüzleştirmiştir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün, milletimizde ortak bir şuur oluşturma gayretleri gösterirken, esas olarak ulaşmak istediği nokta mili birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırmak olmuştur. Çünkü yaşadığı hayat ona, vatana ve millete karşı yöneltilen en büyük tehlikenin, milli birlik ve beraberliğimizi bozarak devletimizi yıkmak isteyenler olduğunu göstermiştir. &#8220;Milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür&#8221; diyerek milli ülkünün tanımını yapmıştır.</p>
<p>Bu nedenledir ki Atatürk, tarih ilminin eğitim ve öğretim programlarında geniş olarak yer almasından yana olmuştur. Gençlere ve Türk Milleti&#8217;ne bilimsel bir şekilde öğretilecek olan milliyet kavramı ile, toplum yaşantısının daha bilinçli olacağına inanmıştır. Bu nedenle insanların milletleri için çalışmaları ve gelecek günlerin güvenliğini sağlamak temel görüşü üzerinde haklı olarak durmaktadır:</p>
<p>&#8220;Millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. Kurtuluş Savaşı&#8217;nda benim de milletime ettiğim birtakım hizmetler olmuştur zannederim. Fakat, bunlardan, hiçbirini kendime maletmedim. Yapılanın hepsi milletin eseridir dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız lazım gelen şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük işlerimiz vardır. İlmi araştırmalar da bunlar arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem şudur: Şahsınız için değil fakat mensup olduğumuz millet için elbirliği ile çalışalım. Çalışmaların en büyüğü budur.&#8221; (Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Afet İnan, s. 309)</p>
<p>Atatürk, Türk milliyetçiliğinin temeline oturtmaya çalıştığı milli ahlakı da şöyle tanımlamıştır:</p>
<p>&#8220;Gerçekten de, ahlakiyet özel fertlerden ayrı ve bunların üstünde, ancak toplumsal, milli olabilir. Milletin toplumsal düzen ve sükunu, hal ve gelecekte refahı, mutluluğu, selameti ve dokunulmazlığı, uygarlıkta ilerlemesi, yükselmesi için insanlardan her konuda bilgi, gayret nefsin feragatini gerektiği zaman seve seve nefsinin fedasını talep eden milli ahlaktır. Mükemmel bir millete milli ahlakın gerekleri o millet fertleri tarafından adeta muhakeme edilmeksizin vicdani, duygusal bir nedenle yapılır. En büyük milli duygu, milli heyecan işte budur.</p>
<p>Millet analarının, millet babalarının millet öğretmenlerinin ve millet büyüklerinin evde, mektepte, orduda, fabrikada, her yerde ve her işte millet çocuklarına, milletin her ferdine bıkmaksızın ve mütemadiyen verecekleri milli terbiyenin amacı, işte bu yüksek milli duyguyu sağlamlaştırmak olmalıdır.</p>
<p>Ahlakın milli, toplumsal olduğunu söylemek ve maşeri vicdanın bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlakın kutsal sıfatını da tanımaktır.&#8221; (Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk&#8217;ün El Yazıları, 1969, s.20-21)</p>
<p>Atatürk&#8217;ün milliyetçiliğinde bir topluma bağlı olma ve onun bağımsızlığı ve özgürlüğü için ölüme kadar her fedakarlığa hazır olma duygusu gibi erdemlerin yanında vatan toprağı gibi objektif unsurlar da ağır basmaktadır. Bunun açık kanıtı, Türk toprakları için canı pahasına başlattığı, sürdürdüğü ve büyük bir zaferle sonuçlandırdığı Kurtuluş Savaşı&#8217;dır.</p>
<p>Bir insanın milli duygu bilinci içinde kendi topraklarına sahip olması kadar güzel bir duygu yoktur. Kendi toprağına sahip olma duygusu milliyetçilik ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Mustafa Kemal de bu duyguya tüm insanlara örnek olacak bir şekilde sahip olmuş ve bunu eylemlerinin yanında şu sözleriyle de ifade etmiştir:</p>
<p>&#8220;Milletler işgal ettikleri arazinin gerçek sahibi olmakla beraber, beşeriyetin vekilleri olarak da o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarından kendileri istifade ederler ve dolayısıyla bütün beşeriyeti de yararlandırmakla yükümlüdürler. Bu yasaya göre bundan aciz olan milletler bağımsız olarak yaşamak hakkına layık değildirler.&#8221;(Karal, Atatürk&#8217;ten Düşünceler, 1956, s. 45)</p>
<p>Avrupalıların &#8220;Hasta Adam&#8221; diye nitelediği bir milleti ayağa kaldıran büyük kurtarıcı Atatürk, içindeki çoşkun vatan sevgisi ile her zaman Türk Milleti&#8217;nin bağımsızlığını hedefleyerek ülkeyi önce askeri sonra da sosyal ve ekonomik alanlarda zaferden zafere taşımıştır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/40/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/40/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=40&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/en-buyuk-turk-milliyetcisi-ataturk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;ÜN DİKKAT ÇEKTİĞİ TEHLİKE: KOMÜNİZM</title>
		<link>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-dikkat-cektigi-tehlike-komunizm/</link>
		<comments>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-dikkat-cektigi-tehlike-komunizm/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2009 13:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pertekli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mustafa Kemal ATATÜRK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bozkurtpertek.wordpress.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk, millet realitesinin ve milliyetçiliğin temel unsurlarını red ve inkar eden Marksizm&#8217;in ve komünizmin kesinlikle karşısındadır. Ülkeyi felakete sürükleyecek, sınıflara bölecek, menfaat gruplarını çatışmaya sokacak bu ideolojilerin her zaman karşısında yer almıştır. Atatürk&#8217;ün başlattığı Türk Devrimi doğuşundan itibaren bu tehlikelerle karşılaşmış, Bolşevik liderler, Türkiye&#8217;de komünist köylü hareketin yapılmasını sürekli teşvik ve tahrik etmişlerdir. Komünistler, Türkiye&#8217;de [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=38&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk, millet realitesinin ve milliyetçiliğin temel unsurlarını red ve inkar eden Marksizm&#8217;in ve komünizmin kesinlikle karşısındadır. Ülkeyi felakete sürükleyecek, sınıflara bölecek, menfaat gruplarını çatışmaya sokacak bu ideolojilerin her zaman karşısında yer almıştır. Atatürk&#8217;ün başlattığı Türk Devrimi doğuşundan itibaren bu tehlikelerle karşılaşmış, Bolşevik liderler, Türkiye&#8217;de komünist köylü hareketin yapılmasını sürekli teşvik ve tahrik etmişlerdir. Komünistler, Türkiye&#8217;de milli ve bağımsız bir devletin kurulmasını istememişlerdir. Sosyal Hariciye Komiseri Çiçerin, daha 13 Eylül 1919&#8242;da, Sivas Kongresi sıralarında, Türk köylüsünün komünist olmayan idarecilere karşı isyan etmesini tavsiye ederek, Türk hareketine karşı davranış ve anlayışını göstermiştir.<span id="more-38"></span></p>
<p>Komünizmin Türk Devrimi için sakıncalı ve tehlikeli olduğunu, Büyük Atatürk çeşitli vesilelerle değişik zamanlarda ifade etmiştir. Sivas Kongresi&#8217;nden hemen sonra, Amerikalı General Harbord&#8217;a verilen 27 Eylül 1919 tarihli muhtırada Mustafa Kemal Paşa, Milli Harekat&#8217;ın amacını anlatmış ve komünizmle ilgili görüşlerini şöyle dile getirmiştir:</p>
<p>&#8220;Bolşeviklere gelince, bizim memleketimizde bu doktrinin hiçbir şekilde bir yeri olamaz. Dinimiz, adetlerimiz ve aynı zamanda sosyal bünyemiz tamamiyle böyle bir fikrin yerleşmesine müsait değildir. Türkiye&#8217;de ne büyük kapitalistler, ne de milyonlarca zanaatkar ve işçi vardır. Diğer taraftan zirai bir problemimiz yoktur. Son olarak, sosyal bakımdan dini prensiplerimiz bolşevizmi benimsemekten bizi uzak tutmaktadır.&#8221; (Atatürk&#8217;ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV., 1917-1938, Ankara, 1964, s.78)</p>
<p>Ayrıca Atatürk, çeşitli zamanlarda komünizmi tehlikeli gördüğünü ve hiçbir zaman bu karanlık sisteme geçit vermeyeceğini ifade etmiştir. Atatürk&#8217;ün bu konudaki bir sözü şöyledir:</p>
<p>6 Şubat 1921&#8242;de,</p>
<p>&#8220;Komünizm içtimai bir meseledir. Memleketimizin hali, memleketimizin içtimai şeraiti, dini ve milli ananelerinin kuvvetli, Rusya&#8217;daki komünizmin bizce tatbikine müsait olmadığı kanaatini teyit eder bir mahiyettedir.&#8221; (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, C. III, 2. Baskı, s .20)</p>
<p>2 Kasım 1922&#8242;de,</p>
<p>&#8220;Şurası unutulmamalı ki, bu tarz-ı idare, bir bolşevik sistemi değildir. Çünkü, biz ne bolşevizim ne de komünist; ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetperver ve dinimize hürmetkarız. Hülasa, bizim şekl-i hükümetimiz tam bir demokrat hükümetidir ve lisanımızda bu hükümet halk hükümeti diye yad edilir.&#8221; (Ag.e, c .3, 2. Baskı, s. 20)</p>
<p>21 Haziran 1935&#8242;te,</p>
<p>&#8220;Türkiye&#8217;de bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü, Türk Hükümeti&#8217;nin ilk gayesi halka hürriyet ve saadet verme, askerlerimize olduğu kadar, sivil halkımıza da iyi bakmaktır.&#8221; (A.g.e., c. 3, 2. Baskı, s. 99)</p>
<p>Son derece ileri görüşlü bir insan olan Atatürk&#8217;ün her zaman olduğu gibi bu düşüncesinde de yanılmadığı açık bir gerçektir.</p>
<p>Nitekim, Rus yöneticilerin bu rejimi uyguladıkları ilk yıllarda, kendi vatandaşlarına bile nasıl zalimce davrandıkları bilinmektedir. Kitleler halinde Rus halkının katledildiği gerçeği, tüm dünyanın şahit olduğu bir olaydır. Lenin ve onu izleyen komünist yöneticiler, SSCB&#8217;ni meydana getiren milletlere bolluk, refah ve güzel bir yaşam vaad etmiş, ancak sözlerinde durmamışlardır. İnsanlara güzel bir hayat getireceği iddiasıyla ortaya çıkan bu sistem, uygulandığı ülkelerin halklarına ölüm, esaret ve sefaletten başka bir şey getirmemiştir.</p>
<p>Bütün bu olayları yakından izlemiş olan Atatürk, 1932 yılında Amerikalı subay Mac Arthur&#8217;la yaptığı bir konuşmada komünizmle ilgili düşüncelerini bütün açıklığıyla şöyle ifade etmiştir:</p>
<p>&#8220;Bugün Avrupa&#8217;nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını top yekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa&#8217;da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya&#8217;dır. Sadece bolşevizmdir. Rusya&#8217;nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa&#8217;yı değil, Asya&#8217;yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır.&#8221; (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)</p>
<p>Büyük Önder Atatürk Ali Fuat Cebesoy&#8217;a yazdığı mektupta komünizm tehlikesine karşı Türk Milleti adına duyduğu endişeyi şöyle dile getirmiştir:</p>
<p>&#8220;Komünistliğin memleketimizde değil, henüz Rusya&#8217;da bile tatbik kabiliyeti hakkında açık kanaatler hasıl olamadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber içerden ve dışardan çeşitli maksatlarla bu akımın memleketimizi içine girmekte olduğu ve buna karşı akla uygun tedbir alınmadığı takdirde milletin pek çok muhtaç olduğu birlik ve sükununu bozan durumların ortaya çıkması da imkan dairesinde görülmüştü. &#8230;&#8221; (31 Ekim 1920, SD, IV, s. 360-361, Ali Fuat Cebesoy&#8217;a yazdığı mektuptan)</p>
<p>Atatürk, tüm dünyayı tehdit eden bu tehlikeye karşı, milletin düşüncelerinde ve sosyal kurumlarda uygulanacak yöntemleri çözüm olarak görmektedir. Bu tehlikeye karşı öngördüğü değişiklikleri ise kendi sözleriyle şöyle özetlemek mümkündür:</p>
<p>&#8220;Rusya hariç olmak üzere bütün dünyada, her kişi menfaat ve zararı kendine ait olmak üzere hayatını düzenler. Yalnız her kişiye çalışmalarında yeni yasal vasıtalar ve haklar verilir.&#8221; (Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Afet İnan, s. 68)</p>
<p>&#8220;Devlet bireyin yerini alamaz, fakat, bireyin gelişme ve kalkınması için genel koşulları göz önünde bulundurmalıdır. Devlet eliyle yapılacak işler, bireyin büyük kar getirmediğinden dolayı yapmayacağı işler veya milli çıkarlar için gerekli olan ekonomik işleri kapsar. Özgürlüklerin ve yurt bağımsızlığının sağlanması ve korunması ile iç işlerinin düzenlenmesi nasıl devletin görevi ise, devlet vatandaşların öğretimi, eğitimi, sağlığıyla ilgilenmek zorundadır. Devlet, memleketin asayiş ve savunması için yollarla, demir yolları ile, telgrafla, telefonla, memleketin hayvanlarıyla, her türlü taşıtlarıyla, milletin genel servetiyle yakından ilgilidir. Memleket yönetiminde ve savunmasında, bu saydıklarımız, toptan, tüfekten, her türlü silahtan daha önemlidir. &#8230; Özel çıkarlar çoğunlukla, genel çıkarlarla tezat halinde bulunur. Bir de, özel çıkarlar, en nihayet rekabete dayanır. Oysa, yalnız bununla ekonomik düzen kurulamaz. Bu kanıda olanlar kendilerini, bir serap karşısında, aldatılmaya terk edenlerdir. &#8230;Bir de, ferdin kişisel çalışmaları, ekonomik kalkınmanın esas kaynağı olarak kalmalıdır. Ferdin inkişafına (gelişme) mani olmamak bilhassa iktisadi sahadaki özgürlük ve teşebbüsler önünde devletin kendi faaliyeti ile bir engel yaratmaması demokrasi prensibinin önemli esasıdır. (Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Afet İnan, s. 46-47)</p>
<p>Türkiye&#8217;ye sosyal, ekonomik ve kültürel yön vermeyi hedefleyen Atatürk, hedefini gerçekleştirmede komünizmi, halkı için büyük bir tehlike olması dışında farklı bir şekilde değerlendirmemiştir. Çünkü, bu kuramda fert yok, devlet vardı. O, &#8220;Ferdin hakkı ferde, devletin payı devlete&#8221; diyordu. Ne ferdi yutan devlet, ne devleti sömüren fert olmalıydı. Bu nedenle devletçilik ilkesini esas aldı.</p>
<p>Bu düşüncelerinin aksi yani komünizmin uygulanması halkın özgürlüğünün alınması, ülkenin kalkınma yerine yok olma sürecine girmesi demekti. Bu nedenlerledir ki, Atatürk komünizmi aziz Türk Milleti için büyük bir tehlike olarak görmüştür. Komünizmin hiçbir şekilde, hayatını adadığı vatanına girmesini istemeyen Atatürk Milleti&#8217;ni bu büyük tehlikeye karşı uyarmıştır. Yüce Atatürk&#8217;ün, &#8220;Komünizm, Türk Dünyası&#8217;nın en büyük tehlikesidir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.&#8221; (Faruk Şükrü Yersel, Eskişehir Gazetesi, 1926) sözlerinde Türk Milleti&#8217;ne yaptığı uyarı açıktır. Bu nedenle Türk Milleti, komünizmi en büyük düşman bilmeyi ve gördüğü her yerde ezmeyi, Türklüğe karşı manevi bir sorumluluk olarak kabul etmektedir.</p>
<p>Kaldı ki, Türk Milleti&#8217;nin üstün zekasının bilincinde olan Atatürk, komünizmin Türkiye&#8217;de hiçbir zaman başarılı olamayacağını, bizzat defalarca ifade etmiştir. Örneğin, 1935 yılında yaptığı bir konuşmada &#8220;Türkiye hiçbir zaman bolşevik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümeti&#8217;nin ilk amacı halka özgürlük ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halka da iyi bakmaktır.&#8221; (Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 99) ifadelerini kullanmıştır.</p>
<p>Atatürk başka konuşmalarında da komünizme karşı olan kesin kararını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aynı zamanda Büyük Önder komünizmi, faşizm ve Nazizm&#8217;le birlikte şu sözleriyle değerlendirerek bu konulardaki düşüncelerini de şöyle dile getirmektedir:</p>
<p>&#8220;Biz büyük savaşlar görmüş, büyük bir milletiz.. Ama savaşçı değil, barışçı felsefeyi benimsemiş bir milletiz. &#8230; Kendimizi dünyadan soyutlayamayız. Dünya nimetlerinin emperyalist ülkeler tarafından zaman zaman pervasızca paylaşıldığını ve bu paylaşma esnasında gelişmemiş ülkelerin tarihten silindiğini hafızalardan silmek kadar gaflet olamaz. Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke, gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde. İtalya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış. Bu ülkenin diktatörü olan Mussolini ülkesinin sekiz milyon faşist gencinin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor&#8230; Almanya&#8217;da Hitler&#8217;in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehkileli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz, milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum. Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur. Tekmil Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır. Moskova&#8217;da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil, dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının, fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir.&#8221; (Atatürk&#8217;ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.155)</p>
<p>&#8220;&#8230; Hayır. Ne komünizm ne de faşizm&#8230; Bu iki ideoloji de memleketimizin, ulusumuzun gerçeklerine karakterine asla uymaz. Şunu da hemen ilave edeyim ki, ne faşizmin ne de Nazizm&#8217;in sonu yoktur.&#8221; (Atatürk&#8217;ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.159)</p>
<p>Bu sözlerden de açıkça anlaşıldığı üzere, Atatürk açık beyanlarıyla komünizmi &#8220;en büyük düşman&#8221; ilan etmiştir. Faşizmin de komünizmin de Türk Milleti içinde barınamayacağına dikkat çekmiştir. Milletine, komünist veya faşist olmamayı, bu eğilimleri her görüldüğü yerde ezmeyi ve komünist yayılmacılığa karşı Misak-ı Milli sınırlarını korumayı vasiyet etmiştir.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bozkurtpertek.wordpress.com/38/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bozkurtpertek.wordpress.com/38/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bozkurtpertek.wordpress.com&amp;blog=7444143&amp;post=38&amp;subd=bozkurtpertek&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bozkurtpertek.wordpress.com/2009/04/21/ataturkun-dikkat-cektigi-tehlike-komunizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1bf1cc6758873bcc17391a421f1d8e0e?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">pertekli</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
